<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250</id><updated>2011-07-08T13:32:32.716+03:00</updated><category term='The Transformers'/><category term='Sofia Vergara'/><category term='Glen Hansard'/><category term='Revenge of the Fallen'/><category term='Marketa Irglova'/><category term='Entourage'/><category term='Optimus Prime'/><category term='Dirty Sexy Money'/><title type='text'>HAYATI BAY GEÇEN ADAM</title><subtitle type='html'>Çok konuştum yararını görmedim, biraz da yazayim dedim.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>33</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-844250845884052838</id><published>2011-02-20T12:50:00.034+02:00</published><updated>2011-02-20T15:21:48.847+02:00</updated><title type='text'>Çocukluğumun Özeti</title><content type='html'>&lt;a style="font-family: trebuchet ms;" href="http://acetobalsamico.blogspot.com/2011/02/biz-manchester-uniteddk.html"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;a href="http://acetobalsamico.blogspot.com/2011/02/biz-manchester-uniteddk.html"&gt;http://acetobalsamico.blogspot.com/2011/02/biz-manchester-uniteddk.html&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aceto Balsamico sürekli takip ettiğim bir blog, Bülent Timurlenk de her zaman takdir ettiğim bir spor yazarıdır. Blogtaki bu yazıyı okuyunca, altta yorum  yazan insanların hissettiklerinden farklı hiçbirşey hissetmedim. Çünkü benim çocukluğumda aynen böyle geçmişti. Şu an bu satırları yazarken bile gözlerim dolu dolu oldu inanın. Yaşanan güzel hatıraların, başkaları tarafından benzer şekillerde tecrübe edilip; kitaplarda, filmlerde, şarkılarda veya köşe yazılarında dile getirilmesinin insanda çok güzel duygular uyandırdığını bir kez daha anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar abimlerin ve bizim yaştakilerin mahalle takımları ayrıydı. Sistem tıpkı büyük  ve köklü takımların A takımı ve B takımı gibi işlerdi; önce kendini B takımda ispat edecektin ki A takıma yükselebilesin. Onun kardeşi, bunun yeğeni gibi mazeretler de A takımda oynamanıza vesile olamazdı, bileğinizin hakkıyla çalışıp haketmek zorundaydınız. Bu sebepten dolayı abimler beni takımlarına almazlardı, küçüklerin mahalle takımına bile çook çook sonra girebilmiştim. Çünkü başlarda gerçekten kazmaydım, top nasıl sürülür, pas nasıl atılır, topa nasıl vurulur bilmezdim. Ama her takımda olduğu gibi "solak" oyuncu eksikliği bizim takımda da başgösterdiği için, beni yedek de olsa takıma alırlardı. Sonra düşe kalka, oynaya oynaya nasıl oynanması gerektiğini öğrendim. Berlin'de oturan rahmetli teyzem; bana kolları siyah 3 çizgili beyaz adidas futbol forması göndermişti. Her gören Beşiktaş forması sanardı ama ben cevabı tokat gibi yapıştırırdım; " ne Beşiktaşı ya, teyzem bunu Almanya'dan gönderdi, Alman Milli Takımı oyuncuları giyiyor bu formayı." Yalanı kes...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçlar; kendi ilkokulum olan Erenköy İlkokulu'nda oynanıyordu. Okulun girişindeki büyük asfalt alan maç için çok ideal bir sahaydı, en büyük özelliği de düz değil, aşağı  doğru eğimli olmasıydı. Bu yüzden en büyük handikap, kale seçiminde ortaya çıkıyordu çünkü ilk yarı aşağı doğru hücum mu yoksa aşağı doğru defans yapmak mı gerektiğine karar vermek gerekiyordu. Karşı takımın kondisyon ve kapasitesine göre iyi analiz yapmak ve tabii ki yazı-turadaki % 50 şansı da değerlendirmek gerekirdi. Bazen bir gün içinde birden çok maç olurdu, herkes sırayla oynardı.  Maalesef burada da bir hiyerarşı kaçınılmazdı; hava sıcakken genelde küçükler oynardı, sahaya gölge indiği zaman ise "A" Takımların maçı olurdu. Ben zaten acaip çok terleyen bir çocuğum,  o sıcağın altında da porsuk gibi terlemekten kimse beni alıkoyamazdı. Büyük asfalt sahanın altında ise toprak bir saha daha vardı, orayı  da maç öncesi ısınma ve antrenman sahası gibi kullanırdık;  Her hafta kesin bir cam inerdi, hatta cam kırma öyle bir rutin olmuştu ki; herkes önceden parasını yanında getirirdi. Bazen de birkaçımızın parası olmaz ya da parayı maç sonrası meşrubata ayırdığımızdan gerekli parayı denkleştiremez, demirlerin üzerinden atlayıp kaçardık. Mahalle maçlarında kaleleri nizami yapmak için kaleler iki kere ölçülür, maç oynanırken kaleler küçültülmesin diye koca koca taşları kale direkleri yapar, bazen de yandaki inşaattan naylon torbalarla kireç çalar, onunla kale çizgisi çizerdik. Ben o maçların birinde, topa vuracağım diye  koskoca kale taşına ayağımı geçirmiştim,  eve dönünce de bütün gece ağrısından uyuyamamıştım. Yıllar sonra öğrendim ki; ayağım çatlamış sonra da tedavi ediğim için yanlış kaynamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maçtan sonra en büyük keyfimiz Çamlıca gazoz içmekti - yemin ediyorum o gazozun tadı şimdi  bile hiçbir markada yok - o zamanın parasıyla 250 lira idi, şimdinin 25  kuruşu gibi birşeydi herhalde, coca-cola 500 liraydı ama alternatifi de  vardı, Pepsi, RC Cola bi de Bixi Cola. Bixi Cola sudan bile ucuzdu;  yanlış hatırlamıyorsam 200 lira ama kimse Çamlıcadan kolay kolay  vazgeçemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japon kaleyi, kare olan geometrisinden dolayı bizim otoparkta oynardık. Kendi aramızdaki maçları ise bizim çıkmaz sokakta organize ederdik. Çıkmaz dediysem tabii ki  arabalar park etmek için girip çıkıyordu ama trafik normal bir cadde ya da sokak gibi değildi. Sokağın başında araba görüldüğünde "Araabaa" diye bağırılır, herkes olduğu yerde donakalırdı. (Bir de bu durumu avantaj olarak görerek, gol atıp sonra "duymadım" ya da  "bağırdıktan önce vurmuştum" gibi bahanelerle çakallık yapan arkadaşlarımız mevcuttu. Murat bu lafım sana:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta içleri  genellikle dokuz aylık veya Alman kale oynardık. Okuldan geldiğimiz gibi çantayı, önlüğü fırlatır, elde sandviçle kendimizi dışarı atardık (Aç ayı oynamaz) O oyunları, otopark girişlerini kale yaptığımız için ana caddede oynardık ve bu sebeple oyunumuz sık sık arabalar tarafından bölünürdü. Dokuz aylıkta, atılan herbir gol 1 aylık sayılır, golün çeşidine göre (beşik, vole, demi-vole, röveşata) bazılarımız çok çabuk doğururdu. Kalenin yanında oturan mahallenin kızları da oyunu izlermiş gibi yapıp, hoşlarına giden çocuğun attığı gollerle kendilerinden geçerlerdi. İyi oynamaya başladığım için benim yıldızımın parladığı zamanlara denk gelen dönemlerdi. Ama maalesef herşey, annemin camı açıp "Akooooş, hadi eve" dediği ana kadardı. O zamana kadar atılan goller ve vuruşlarla kazanılan bütün karizma, o lakap ile darmadağın olur, o günkü kariyerim boynum bükük bir şekilde eve dönmemle son bulurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat ne kadar çabuk geçiyor, bir an bu yazıyı bitirdikten sonra gidip mahallede top oynayacakmışım gibi hissettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimdeki futbol aşkı bir başka...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-844250845884052838?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/844250845884052838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/02/cocuklugumun-ozeti.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/844250845884052838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/844250845884052838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/02/cocuklugumun-ozeti.html' title='Çocukluğumun Özeti'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-7089108639227509876</id><published>2011-01-30T22:46:00.012+02:00</published><updated>2011-02-01T22:04:55.067+02:00</updated><title type='text'>Mavi Kuş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mutluluk, insanlara hep yakalanması zor, elde tutulması imkansız bir  hissiyat olarak gelmiştir. Bu konuda içimizde hep bir sitem, sürekli olarak bir memnuniyetsizlik  vardır di mi? Bazen de insanlar o kadar bencil ve kendine güvensizdir ki, bir kere mutluluğu yakaladıktan sonra da, onu asla kaçırmamak  için avuçlarında sıkıca tutmaya çalışırlar. Ama asıl önemli olan  mutluluğu özgür bırakmaktır; o uçar gider, uzaklara kanat çırpar, etrafı şöyle bir gezer, sonra döner dolaşır ve gene aynı omuza, gerçekten mutlu olduğu  yere konar. Zaten bunu yapabilen insan gerçekten mutlu olur;  o, kendini özgür hisseden, kısıtlamadan, kısıtlanmadan seven insandır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ben hayatta bir kere mutlu olan birinin bir daha o kadar mutlu  olamayacağını düşünürdüm hep, o yüzden avucumda sıkıca tutmaya çalışırdım. Meğer anladım ki; özgür bırakmam, elimle havaya doğru atmam  gerekiyormuş o mutluluğu, beni zaten kendiliğinden gelip yine buluyormuş.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Ben buna gerçekten inanıyorum ve sanırım hayatımda ilk defa kendimi bu kadar " inançlı" görüyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şu anki mutluluğum gerçekten bana huzur veriyor, kendimi birşey  yapmak zorunda hissetmeden, içimden geldiği gibi, isteyerek, arzulayarak  yaptığım için hiçbir şeyi " çaba " olarak görmüyorum. Her ne kadar aksini söylesem de...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-7089108639227509876?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/7089108639227509876/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/01/mavi-kus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7089108639227509876'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7089108639227509876'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/01/mavi-kus.html' title='Mavi Kuş'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-4888184743642195438</id><published>2011-01-26T22:18:00.014+02:00</published><updated>2011-01-27T00:21:40.684+02:00</updated><title type='text'>2 Dakikada Hayatı Bay Geçen Adam (Özet)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Çok uzun zamandır yazmadım, sizden özür diliyorum, n'oolur beni affedin" diye acıtasyon yapacak halim yok artık, ben mutlu olunca yazı falan yazamıyorum bunu öğrendim. Depresifleştiğim, içimde birşeyleri sorguladığım, üzdüğüm, üzüldüğüm anlarda dökebiliyorum hislerimi, anca o zaman ellerim klavyeye gidiyor. Bir yandan halime üzülürken, diğer yandan hala hissederek üretebildiğim şeyler olduğunu gördüğüm için seviniyorum. Ne ironi di mi...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;4 aya olması gerekenden çok fazla şey sığdırdım; yolculuklar, geziler, yeni yerler, yeni insanlar, yeni dostlar, mutluluklar,  geçici hüzünler, avuç kadar beklenti, kucak dolusu huzur ve maalesef en son olarak bir tatlı kaşığı hayal kırıklığı. "Ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey" demeyin, çünkü kaçmayacak, zaten salak saçma bir düzende boy gösteriyoruz, basit şeyleri kendimize quantum fiziği olarak geri döndürmeyelim. Ben nerede yanlış yaptığımı biliyorum, neyi nasıl düzeltebileceğimi de, en azından bunun uğrunda bütün çabamı göstereceğimden eminim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bütün bunların bir anlamı olmalı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-4888184743642195438?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/4888184743642195438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/01/2-dakikada-hayat-bay-gecen-adam-ozet.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4888184743642195438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4888184743642195438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2011/01/2-dakikada-hayat-bay-gecen-adam-ozet.html' title='2 Dakikada Hayatı Bay Geçen Adam (Özet)'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-4145432727252821444</id><published>2010-09-09T16:26:00.003+03:00</published><updated>2010-09-09T16:37:42.765+03:00</updated><title type='text'>Hasat Zamanı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;En sevdiğim mevsimin, en güzel ayın çoğunu ülkemden uzak geçirmek bana biraz koysa da; kendi kendimi anlamak için sürdürdüğüm açılım sürecine ait nadas sona eriyor artık. Ne ektim, ne biçeceğim, nereden geldim nerelere gideceğim aşağı yukarı hepsi önümüzdeki günlerde bana yol, su, elektrik olarak geri dönecek.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bu zaman zarfında bana destek olan ve olumlu/ olumsuz fikir veren herkese teşekkür ediyorum,  hep demişimdir; "herkesin çok mutlu olması gereken bir zaman dilimi elbet vardır" diye, umarım benim de sıram artık gelmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;May the force be with me canlar...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-4145432727252821444?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/4145432727252821444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/09/hasat-zaman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4145432727252821444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4145432727252821444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/09/hasat-zaman.html' title='Hasat Zamanı'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1055448508686590627</id><published>2010-07-21T21:00:00.024+03:00</published><updated>2010-07-21T22:04:11.160+03:00</updated><title type='text'>İcraatın İçinden...</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:SimSun; 	panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; 	mso-font-alt:宋体; 	mso-font-charset:134; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:1 135135232 16 0 262144 0;} @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:1627421319 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face 	{font-family:"\@SimSun"; 	panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; 	mso-font-charset:134; 	mso-generic-font-family:auto; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:1 135135232 16 0 262144 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:SimSun; 	mso-ansi-language:TR; 	mso-fareast-language:ZH-CN;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span lang="TR"&gt;Kırdım mı incittim mi birilerini?&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;i&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yeniden düşünmeliyim&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Dostluklarımı, ilişkilerimi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="" lang="TR"&gt;                                                                                                                     M.M.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Açılımın üzerinden daha 1 sene geçmedi ancak bu şiiri okuyunca bir ara değerlendirme yapmayı kendime görev bildim. Elimde kalem, arka planda Türk bayrağı yok ama viski kadehi ve fonda Jeff Buckley şimdilik işimizi görür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;Askerden döndüğümde bazı değişikliklerin farkındaydım ama dışarıdan daha bir farkedilir oluyormuş ki yarı şaka yarı ciddi “sen çok değiştin” diye tezahüratlar yükseldi etrafımda. Belki de askeriyedeki aşırı mantıksızlık, bendeki logic switchini istemeden de olsa 0 ve 1 dışındaki başka devreleri ittirmeme neden olmuştu. Anladım ki; aslında benim açılımım o zaman başlamış da ben uyanmamışım. Şimdi bunu daha iyi anlıyorum. Peki hoşuma gidiyor mu, kesinlikle...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;Gerçekten değişiyor muyum emin değilim, belki de sadece kendi etrafımda dönüyorumdur ama hissettiğim şeyler aynı değil buna eminim. Eskiden daha kesin, daha köşeli, daha sertti tavırlarım. Kendimi yontmaya (odunation or kerestetion) gerek görmez, alayına giderdim.  (bkz. "The Gaddar") Şimdilerde ise daha bir yapıcı olmaya, bana değer verdiğinden emin olduğum insanları daha çok anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyorum. Onları eleştirirken köşeleri daha yumuşak geçmeye gayret gösteriyorum. Herhangi bir olay, durum ya da kişi karşısında önce eski ben olsam ne yapardı diye düşünüp, sonra ya daha yumuşak bir geçiş ya da eski benin yapacağının tam tersini yapmaya çabalıyorum. Bu kadar çok düşünmek başlarda gerçekten yorucu oluyordu çünkü varolan sistem zaten fazla düşünmeme üzerine kurulduğu için kendi içinde bir çelişki varmış gibi gözüküyordu ama sonraları yavaş yavaş alışmaya başladım ve son zamanlarda eğlenceli bile gelmeye başladı. Aslında bu geri geri koşmak gibi birşey, Allahtan geri geri iyi koşarım, tabii bileğim burkulmadığı zamanlarda...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span lang="TR"&gt;&lt;!--[if !supportEmptyParas]--&gt; &lt;!--[endif]--&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;Bir de kolaydan başladığımı sanmıştım,  halbuki çok pis yanılmışım; ne kadar zormuş birinin gözlerine baka baka açılımın özünü anlatmak, ona  karşı hissettiklerini açıklamak. Belki karşındaki insanın ne düşündüğünü az çok kestirebiliyorsun ama yine de bir yanılma payı mevcut. İşte oradaki kilit nokta; o dakikadan sonra kaybedecek birşeyin olmadığının farkına varmak ve denememiş olmamın pişmanlığını bir kenara atmak. Kaybettiğini düşündüğün bir insanı 2. defa kaybedemezsin, ya kaybetmemişsindir ve/ veya kaybedilmemeyi bekliyordur ya da zaten atı almış, izmir kum pistte 1500 m'yi koşuyordur. Önemli olan  o çabayı ve gayreti göstermek, gerisi tamamen ona kalıyor...&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Uzun lafın kısası; şimdilik halimden memnunum, insanın kendine ait farklı yönlerini keşfetmesi bazen korkutucu olabiliyor. Her ne kadar yolda ufak tefek taşlar olsa da amortisörlerimin olduğunu bilmek hoşuma gidiyor, herşey gittiği yere kadar demişler ya aynen öyle işte; herşey olacağına varır..&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-style: normal;" lang="TR"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1055448508686590627?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1055448508686590627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/07/icraatn-icinden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1055448508686590627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1055448508686590627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/07/icraatn-icinden.html' title='İcraatın İçinden...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-6678582006045134018</id><published>2010-05-01T17:05:00.041+03:00</published><updated>2010-05-11T14:56:14.092+03:00</updated><title type='text'>Everybody's Gotta Learn Sometime...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hani derler ya "öğrenmenin yaşı yoktur" diye, bu laf yeri geldiğinde &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;yarı şaka yarı ciddi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; olarak sürekli söylenir. Gerçi bunu bilmek ayrı bir şey, anlamak ise paha biçilemez... Ama insan bunu 29 yaşında öğrenince biraz gücüne gidebiliyor. &lt;/span&gt;   &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olaylar ve insanlar karşısında; kafamız ve vicdanımız rahat olsun, içimizde ukte kalmasın diye, kendimiz ve insanlığın selameti için hep o an doğru olduğuna inandığımız şeyleri yaptığımızı düşünürüz. Ancak gün gelir, herşeyin üzerinden belirli bir  zaman geçince ve/ veya biri bizi uyandırınca bazen döner bakarız ki; yapmış olduğumuz şeyler biz anlamadan içimizde kırıntılar bırakmıştır. Buna pişmanlık denmez bence, çünkü pişman olabilmek için düşünmeden ve ukte kalacak şekilde davranmış olmamız lazım. Bunun adı olsa olsa "aydınlanmaktır". İşte o zaman hala öğrenmemiz gereken şeyler olduğunu anlarız ve  hemen o telaşla kırıntıları takip etmek isteriz. Ama o telaş korkuyu da beraberinde getirir. Acele etmekten, treni kaçırmış olmaktan ya da en basiti; şimdi ne yapacağımızı gerçekten bilememekten korkarız. Çünkü daha önce doğru olduğuna inandığımız şeyi yapıp buraya geldiysek, artık neyin doğru, neyin yanlış olduğunu ve buradan sonra nereye gideceğimizi bilememek insanı tedirginliğe sürükler. Bence böyle zamanlar için bile bir doğru vardır; o an hiç bir şey yapmamak, en azından şimdilik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İnsan çok fazla düşününce herşeyin içinden çıkabileceğini sanıyor ama bazen hiç de öyle olmuyor. Tamam; düşünmek ve kalıcı sağlam fikirlere sahip olmak güzel bir özellik belki ama bazı zamanlarda çok düşünmek; mevcut durumu işin içinden çıkılmaz bir hale getirebiliyor. İşte o anlarda durumu iyi analiz etmek, karşımızdakine kendi düşünce ve fikirlerimizi doğru tanımlamak ve ifade etmek gerekiyor. Gerisi zaten bir şekilde ilerliyor. Çok düşünmeden, kasmadan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlişkilerimizde hata yapmaktan korkmamak ve çok katı olmamak lazım. Hayat her zaman siyah ve beyazlardan ibaret olmayabilir. Griyi ve hatta tonlarını da görmeye çalışmak, daha ılımlı bir insan olmaya çabalamak belki de bizi daha mutlu kılabilir. Herkesin hataları olabileceğini, hatta en "mükemmel" gözüken insanların bile hata yapabileceğini anlamak gerek. Burada  önemli olan şey  bence; daha önceden de birçok kez ifade etmiş olduğum üzere "hatayı anlamak ve tekrarlamamak." Ama burada çok ince birkaç detay var ve bunları iyi analiz etmek lazım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hata yapan insanın niyetinden emin olmak ya da bir başka deyişle o insanı tanımak, ne yapıp yapmadığını değil de gerçekten ne düşündüğünü bilmek,&lt;br /&gt;-Bunun hata mı yoksa karakter özelliği mi olduğunu anlamak. Hata ise bundan ders çıkarıp, bir kez daha yapmayacağını düşünüp affedebilmek. Eğer karakter ise zaten her seferinde aynı hatayı yapacaktır ki; bu artık hata sayılmaz, o insana hatalısın demek  bile doğru değildir, bence o insanın kendisidir, o insanı öyle kabul etmek lazım, ya da etmemek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda yazdıklarım bir aydınlanma sonucu ortaya çıkmış olup, özelden genele doğru uzanan bir olaylar ve insanlar silsilesini kapsamaktadır. Ama konuyu bir sonuca bağlamak istersek;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hepimizin birbirimizden ve hayattan hala öğreneceği çok şeyi var, kimseyi az ya da çok biliyor diye eleştirmeyelim.&lt;br /&gt;-Her zaman doğru olduğuna inandığımız şeyleri yapmaya çalışalım, üzerine çok fazla düşünmeden, fazla sorgulamadan ama yanlış yapmaktan korkarak değil, bu hepimizin en doğal hakkı, önemli olan bunu telafi edebilmek.&lt;br /&gt;-Hatalarımızı veya "aydınlanmalarımızı" telafi etmek için çok fazla acele etmeyelim, herşey zamanı gelince daha anlamlı bir hale gelecek, o zamanın geldiğini ve doğru anda harekete geçmemiz gerektiğini bileceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminim ki, içimizdeki kırıntıları takip etmek için "bir gün bir yerlerde gene" fırsatımız olacaktır. En azından ben buna inanıyorum artık...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-6678582006045134018?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/6678582006045134018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/05/everybodys-gotta-learn-sometime.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6678582006045134018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6678582006045134018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/05/everybodys-gotta-learn-sometime.html' title='Everybody&apos;s Gotta Learn Sometime...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-432754961785401214</id><published>2010-04-12T22:48:00.000+03:00</published><updated>2010-04-12T22:49:06.777+03:00</updated><title type='text'>Kimdi giden, kimdi kalan...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kimdi giden, kimdi kalan &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Giden mi suçludur her zaman &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ne zaman başlar ayrılıklar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Dostluklar biter ne zaman &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Her geçen gün bir parça daha &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Aldı götürdü bizden &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Aynı kalmıyordu hiçbir şey &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Değişiyordu her şey kendiliğinden &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Artık çözülmüştü ellerimiz &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Artık bölünmüştü yüreğimiz &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Birimiz söylemeliydi bunu &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Ötekini incitmeden &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kimdi giden, kimdi kalan &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Aslında giden değil &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Kalandır terkeden &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Giden de bu yüzden gitmiştir zaten&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;                                                  M.M.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-432754961785401214?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/432754961785401214/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/04/kimdi-giden-kimdi-kalan_12.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/432754961785401214'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/432754961785401214'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/04/kimdi-giden-kimdi-kalan_12.html' title='Kimdi giden, kimdi kalan...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-5223266001496438075</id><published>2010-02-13T23:22:00.006+02:00</published><updated>2010-02-13T23:50:02.994+02:00</updated><title type='text'>On-Standby</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;Bazen kendimi insanlardan öyle uzaklaştırmam gerektiğini hissediyorum ki; o anda  kendi hayatımla olan bütün bağlarımı koparıp stand-by'a geçmek istiyorum. O gün işe gitmiycem, telefonu kapatıcam, msn yok, mail yok, facebook yok, dışarı çıkmıycam - çıkacaksam da kimseyle karşılaşmayacağım bir yere gidicem- evde kendi kendime vakit geçiricem, öbürkü gün hayatıma kaldığım yerden devam edicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan; sadece kendine ihtiyacı olduğunu itiraf etmeli bazen ve kendi başına bir gün geçirme lüksünü kendine yaşatmalı diye düşünürüm hep. Bazı zamanlarda birşeyleri paylaşmak ya da insanlara kendimizi ifade etmek aynı anda bize birşey ifade etmeyebiliyor ve kelimelerle ruhumuzu sıkıcağımıza kendimizi salıvermemiz gerekebiliyor. İşte böyle zamanlarda yapılabilecek en iyi şeylerden bir tanesi de bence; sadece tek başımıza kalabileceğimiz yerlere, mekanlara kaçmak, ama bunu yaparken de içeride neler olup bittiğini iyice anlamak lazım ki; geriye döndüğümüzde kaldığımız yerden sağlıklı bir şekilde devam edebilelim. Yoksa yaptığımız şeyin bu sefer kendimiz için bir anlamı kalmayacak ve hatta yarardan çok zarar sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hayatımızı askıya alma fikri kulağa ne kadar güzel geliyor di mi? Bence bunu herkes hayatında en az bir kere denemeli. Bana kalırsa arada kendinize bu iyiliği yapın, eminim bir zararını görmeyeceksiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-5223266001496438075?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/5223266001496438075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/02/on-standby.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5223266001496438075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5223266001496438075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/02/on-standby.html' title='On-Standby'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-7586341062638584092</id><published>2010-02-13T22:08:00.003+02:00</published><updated>2010-02-13T23:20:13.876+02:00</updated><title type='text'>Farkında Olmak...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Şöyle geriye yaslanıp gözünüzü bir an için kapamanızı ve sonra gözlerinizi açıp etrafınıza bakmanızı istiyorum; nasıl bir hayat sürdüğünüzü gözünüzün önüne getirin. Şu zamana kadar nelerin olmasını istediniz ya da beklediniz de ne kadarı gerçekleşti? Sizi kuşatmış olan ve mutluluk diye adlandırdığımız soyut fanusun ne kadar içinde olduğunuzu, o fanusun ne kadar büyük olduğunu düşünün. Sizi sürekli olarak o fanusun içinde tutan şeyleri düşünün. Ailenizi, arkadaşlarınızı, sevgilinizi, işinizi, hobileriniz neyse artık; hayatta kendinizi daha iyi hissetmek için tutunduğunuz şeyleri düşünün. Şimdi asıl sorum şu; peki o tutunduğunuz şeylerin sizdeki önemini onlara hissettirebiliyor musunuz? Ya da izin verin şöyle ifade edeyim; onlar sizin için ne kadar önemli olduklarının farkındalar mı? Bunu onlara ne kadar hissettiriyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazılarımız hayatlarını gerçekten çok dolu yaşarlar; sevgi ve saygı değer ailelere, kucak dolusu arkadaşlara, hayatında kendini hep mutlu tutacak meşgalelere sahiptirler. Ama herkes o kadar şanslı olmayabiliyor işte. Sorunlu aileler, menfaatçi arkadaşlar, riyakar sevgililer tarafından boğulan insanlar etrafımızda bolca bulunmakta... İşte o insanların en büyük hayat ışıklarından biri bizlersek eğer, onlara bunun farkında olduğumuzu göstermemiz gerek, çünkü güzel hayatlarımızda bizi rahatsız eden birşey olmadığı sürece o rahatsızlığın üzerine gitmek bizim genlerimizde yok. Artık bundan kurtulmamız gerek, sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanlara bunu ispat etmemiz gerek. Bunlar çok zor şeyler değil gerçekten; bir telefon, bir mesaj, 2 satır birşeyler karalamak bile o insanların hayatlarında ne büyük değişimlere yol açabilir bunu unutmamamız lazım... İtiraf ediyorum ki; ben de bazen bu duyguyu unuttuğum olmuyor değil, kendimi nehrin akışına öyle bir bırakıyorum ki nereden çıktığımı bile anlamıyorum. Ama emin olun o nehirde yüzmeyi bilmeyenler de var ve belki de sadece bizim el uzatmamızla hayatta kalabilecekler. Onlardan bunu esirgemeyin. Onlara sadece 5 dakika ayırabilseniz; ne kadar mutlu olabileceklerini kendiniz de göreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası; 5 dakika ile bir çok şeyi değiştirebiliriz. Günde sadece 5 dakika farkında olmak bizi yıkmaz, ama herkes biz değiliz bunu lütfen unutmayın...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-7586341062638584092?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/7586341062638584092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/02/farknda-olmak.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7586341062638584092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7586341062638584092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/02/farknda-olmak.html' title='Farkında Olmak...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-5612384790600641363</id><published>2010-01-20T21:22:00.028+02:00</published><updated>2010-01-22T12:56:08.181+02:00</updated><title type='text'>Çok güldük, ağlamayalım!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;Buraya yazı yazmayalı tamı tamına 50 gün olmuş. Koskoca 50 (yazıyla elli) gün! Arkama dönüp bakıyorum  da geçen 50 günde neler oldu, neler değişti diye; çok fazla bir şey göremiyorum. Sanki olduğum yere geri dönmüşüm. Tabii ki bu zaman içinde bir çok şey yaşadım ettim ama sanırım bunların hiçbiri benim neden 50 gün boyunca blog yazmadığımı açıklamıyor. Beni kış çok geriyor sanırım. O güneşsizlik, o soğuk hava, o yağmur-rüzgar kombosu beni bunalımın eşiğine getirip götürüyor. Sabahın köründe uyanıp o soğukta yollara düşmek, gene hava kararınca servise binip eve geri dönmek, 2-3 saat oyalanıp gene yatağa girme döngüsü beni ister istemez iyice yormaya başladı. İnanın içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Aralık ayının başında müzik olaylarına sardım o da beklemede şu an. Ne spora gidiyorum, ne elime gitar alıyorum. Biraz silkinip kendime gelmem lazım artık... Ve bunun için de en doğru yolun gene blogtan geçtiğini düşünüyorum. Bir yerlerden başlamak lazım zaten. Fresh-start her zaman iyidir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zaman dilimi içinde ben birşeyi daha anladım; ben hayatta melankoliden besleniyomuşum. Benim müzikal birşeyler üretmeye iten, anlamlı yazılar yazmamı sağlayan hayatımda duygusal yoğunluk içinde bulunduğum noktalarmış. Şu anda da onlardan biri içinde olduğum için bloguma 4 elle sarıldım sanırım. Neyse önemli olan sonuç zaten, ama önce biraz gülelim, ağlatacak konuları ileriki yazılara bırakıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek bir sevgili ve porsuk arkadaşım &lt;a href="http://flickriver.com/photos/caponsu/"&gt;Aysu Akıncı&lt;/a&gt; ile beraber başlattığımız "Yurdumdan Star Wars Manzaraları" temalı fotoğraf çalışmamıza hızlı ama kısa bir giriş yaptık, biraz kafa yorup fikir çarpıştıralım yenilerini de ekleyeceğiz, şimdilik bunlarla yetinin, umarım beğenirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dlFUBUD2I/AAAAAAAAAFM/9kOXKLbS3GI/s1600-h/star+wars+psycho+009.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dlFUBUD2I/AAAAAAAAAFM/9kOXKLbS3GI/s320/star+wars+psycho+009.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428919017766391650" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;White Vader-&lt;/span&gt; Luke!  join me and  together we can rule the galaxy!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Darth Vader-&lt;/span&gt; Kimsin lan sen beyaz peynir?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;White Vader-&lt;/span&gt; Special editionım lan ben, ne oldu beğenemedin mi?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Darth Vader-&lt;/span&gt; Sen dur şimdi göstericem ben sana özel üretimi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1djrwtaobI/AAAAAAAAAFE/bpzScRMhH6c/s1600-h/star+wars+psycho+024.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1djrwtaobI/AAAAAAAAAFE/bpzScRMhH6c/s320/star+wars+psycho+024.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428917479279337906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Darth Vader-&lt;/span&gt; Ahan da sana özel üretim!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;White Vader-&lt;/span&gt; Dur lan napıyosun karayılan?!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Darth Vader-&lt;/span&gt; İstediğin bu değil miydi lan krem peynir! Al bakalım o lightsaberı alabiliyor musun görelim.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;White Vader-&lt;/span&gt; Sana boşuna sith lordu dememişler, iblis dölü!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Darth Vader-&lt;/span&gt; Ha şunu bileydin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dl7hZfvoI/AAAAAAAAAFc/fe2RIUoOiLg/s1600-h/star+wars+psycho+029.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px; height: 213px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dl7hZfvoI/AAAAAAAAAFc/fe2RIUoOiLg/s320/star+wars+psycho+029.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428919949070417538" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stormtrooper1-&lt;/span&gt; Ya bi dur a.k. amonyaktan beynim döndü şerefsizim, bi atıyim içimden şu mereti, zaten isilik oldum şu kıyafetin içinde yemin ederim ki...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stormtrooper2-&lt;/span&gt; İşe lan işte benle ne alakası var eueheueheheue&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stormtrooper1-&lt;/span&gt; E o lightsaberı götüme değdirirsen bırak işemeyi, içime doğru sıçıcam! İyi ki Darth Vader sizin gezegenden, arada takılman için veriyor şu kılıcı, onda da gram akıl olsa vermez ya, dark side'ın pici...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stormtrooper2- &lt;/span&gt;Vader beni ileride sith lord yapar mı acaba?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Stormtrooper1-&lt;/span&gt; Haa yapar yapar, koskoca galakside senden iyi sithi nereden bulacak, kodumun ampülü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dotHeEBgI/AAAAAAAAAFk/3VCXRNj2-7E/s1600-h/star+wars+psycho+050.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 213px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dotHeEBgI/AAAAAAAAAFk/3VCXRNj2-7E/s320/star+wars+psycho+050.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5428923000126965250" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Clonetrooper1-&lt;/span&gt; Klonsam günahım ne abi, ben de seviyorum!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Clonetrooper2- &lt;/span&gt;Ohooooo, Fikirtepeden adam klonlarsan olacağı bu işte, yapma canım, yapma kardeşim bak mundar ettin V-Wingi.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Clonetrooper1-&lt;/span&gt; Aşkımı tüm galaksi görsün istedim be ağbii, çok mu?!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Clonetrooper2-&lt;/span&gt; Çok değil de o sith saberını birisi görürse ikimizi de o geminin kanadına oturtup galaksi galaksi gezdirirler, haberin ola!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Clonetrooper1-&lt;/span&gt; Sen sevgiden ne anlarsın lan Dolly!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Clonetrooper2-&lt;/span&gt; Senin anladığın kadar...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-5612384790600641363?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/5612384790600641363/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/01/cok-gulduk-aglamayalm.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5612384790600641363'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5612384790600641363'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2010/01/cok-gulduk-aglamayalm.html' title='Çok güldük, ağlamayalım!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/S1dlFUBUD2I/AAAAAAAAAFM/9kOXKLbS3GI/s72-c/star+wars+psycho+009.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-4073198343370482468</id><published>2009-11-30T11:18:00.027+02:00</published><updated>2009-11-30T19:43:15.775+02:00</updated><title type='text'>Kim kırdı lan bu çocuğun kalbini?!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Her gün Allahıma beni kız olarak yaratmadığı için dua ederim, bunun da başlıca iki sebebi vardır; birincisi tabii ki regl meselesi, ikincisi de kızlardaki ulaşılamayan adamlara saçma sapan şekilde platonik aşık olma durumu... Eğer kız olarak doğsaydım ve gene bu müzik kafasını taşısaydım - ki eminim taşırdım - aşık olacağım adamlardan biri de kesin bu herif olurdu. İşte dünyanın son zamanlarda gördüğü en cool ve başarılı müzisyeninin, kendinden uzun zamandır beklenen stüdyo albümüne sonunda kavuştuk; "Battle Studies by John Mayer"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SxORTl0oS0I/AAAAAAAAAEg/j2W30bPB7sg/s1600/JM.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 406px; height: 312px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SxORTl0oS0I/AAAAAAAAAEg/j2W30bPB7sg/s320/JM.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409827343158496066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Önce albümün taşıdığın manevi değere değinmem gerek. John Mayer (yazının bundan sonrasında kendisi JM olarak anılacaktır.) kendi sitesinde ve blogunda; bunun bir kalp kırıklığı albümü olduğunu ve kalbini tamir etmek için geçen sürede neler yaşadığını müzikle anlatmaya &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;çalıştığından bahsediyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Zaten şarkı isimlerine bakıldığında da durum çok açık ve net olarak belli; Heartbreak Warfare, Perfectly Lonely, War of My Life, All We Ever Do is Say Goodbye...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İnternette dolaşan dedikodulara göre ise; albümün tohumlarının JM'nin Jennifer Aniston ablamızdan ayrıldıktan sonra geçirdiği buhran dönemlerinde atıldığını ve albümün bir yerde Jennifer yengeye selam-saygı niteliğinde olduğuna değinilmiş. Şimdi kendimi Jennifer Aniston'un yerine koyuyorum ve diyorum ki; ayrıldığım sevgilim böyle bir albüm yapsa; ya bütün albümleri satın alırdım ve büyük ihtimal albümü her dinleyişimde şakır şakır ağlardım  ya da o şarkıları duymamak için direk intihar ederdim. Öyle bir albüm yani...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Albüm yukarıdan bakıldığında bir olgunluk çalışması gibi tınlıyor. Continuum ile müzikal duruşunu sağlamlaştıran JM, kendi tarzından daha uzaklara açılarak biraz Tom Petty, biraz John Mayall and The Bluesbreakers, biraz da Eric Clapton tadına yakın oturmuş. Z&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;aten albümde de bir Cream/ Clapton coverı olan "Crossroads" tesadüf değil bence.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Özellikle gitar sololarında Mr.Slow Hand hissiyatını çok yoğun olarak hissedebiliyorsunuz.  Gerçi bu benim çok sevdiğim bir özellik olmasa da   sonuçta bir tercih ve saygı duymak gerekiyor. JM'nin kendine has, çok beğendiğim bir çalım tarzı var ve bunu şarkılara yansıtması benim çok daha hoşuma gidiyor ama dediğim gibi bu bir tercih meselesi ve adam boru değil, JM.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Şarkılara da şöyle bir göz atarsak; Heartbreak Warfare inanılmaz bir açılış şarkısı; o delayli riff ve davul beati ile direk insanı esir alıyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;All We Ever Do is Say Goodbye'daki klavye riffinden sonra gelen "&lt;/span&gt;&lt;span class="print_song"  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Why you wanna break my heart again, Why am I gonna let you try" sözleri ile zaten şarkıyı özetlemiş. Gitar solosunda da; JM'nin uzun zamandır çalıştığı, David Gilmour eradan gelme &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;Robbie McIntosh&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; abimiz gene slide gitarı konuşturmuş. İnsanın içi kabarıyor yeminlen. Half of My Heart ve Perfectly Lonely olgunluk sinyalleri olarak algılanabilir, countrye göz kırpan ama poptan kopmayan şarkılar olarak albümdeki yerlerini almışlar. JM'nin bir albümde olmazsa olmazı akustik song olayı da Who Says ile doyurulmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bence albümün büyük hiti Assassin; girişteki vibrafon vari japon tınıları ile başlayan şarkı, nakarata gelene kadar sanki etrafta dolaşan geyşalara bakma hissiyatı veriyor. Nakaratta şarkının yükselmesi ile birlikte suikastçi ninjalar odaya dalmış da dinleyicide samuray edasıyla kaleyi koruma duygusu uyandırıyor. Crossroads coverı da uzun zamandır JM'nin konserlerde  ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;bazı televizyon şovlarında Eric Clapton ile birlikte çaldığı bir şarkı olduğu için albümde olmasını çok yadırgamadım ama güzel de olmuş. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Albümün bundan sonrası ayak kaydıran cinsten devam ediyor. War of My Life'da her ne kadar hayatlerlerden, yaratıklardan bahsetse de belli ki kendisinin bundan sonra karşılacağı zorluklara karşı duruşunu belirtmek için yazılmış. O zorlukların başında da heralde; LA Starbuckstan decaf-latte alırken Jennifer Aniston'ı yeni erkek arkadaşıyla öpüşürken görmek gibi şeyler geliyor. Edge of Desire bildiğin ayrılık şarkısı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Don't say a word, just come over and lie here with me&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; 'Cause I'm just about to set fire to everything I see&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; I want you so bad I'll go back on the things I believe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; There I just said it, I'm scared you'll forget about me&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Birazdan gördüğüm herşeyi yakıp yıkıp gidicem diyor, soloda da yakıp yıkıyor zaten. Ne diyelim adam sözünün eri. Son cümleye de dikkat lütfen... Do You Know Me gene konsept içi bir şarkı, kendisinde klasik gitara alışık değiliz ama arkadaş tutturmuş gene. Friends, Lovers or Nothing tam bir albüm kapanış şarkısı, uzadıkça uzuyor ve albüm huzurla bitiyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Her ne kadar albüm farklı bir konseptte olsa da, Continuum'dan izler taşıyor bence. Who Says ve Stop This Train,&lt;/span&gt; Assassin ve Belief, All We Ever Do is Say Goodbye ve Dreaming With a Broken Heart, Edge of Desire ve  Slow Dancing In a Burning Room birbirine yakın şarkılar. Ama işin güzel yanı da bu zaten; yeni bir şeyler oluştururken geride kalanlardan izler taşımak, eski yaşanmışlıklara göz kırpmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SxOrhkLBbLI/AAAAAAAAAEo/w8OZuyaOG6Y/s1600/JM_30235910-30235915-slarge.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 396px; height: 396px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SxOrhkLBbLI/AAAAAAAAAEo/w8OZuyaOG6Y/s320/JM_30235910-30235915-slarge.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409856170536037554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben albümü önce FLAC (Free Lossless Audio Codec) formatında daha sonra cd kalitesinde dinledim. İlk kulağıma çarpan, neredeyse her şarkıda farklı davul tonları yazılmasıydı. Şarkının ait olduğu türün sounduna uygun tonları oturtmak için çabalamışlar anlaşılan. JM tarzına farklı gelen ikinci bir durum ise gitarlardaki delay zamanları ve riffler. Normalde reverb+delay mix kullanan baba, bu albümde biraz daha uzun feedbackli delaylere geçmiş, şikayetçi miyiz, hiç değiliz. Akustik fillerin eksik olmadığı şarkılarda her zamanki gibi gitarlar çok ön planda değil, synth ve keys ile ağırlıklar dengelenmiş. Bu çalışma, benim gözümde müzikal olarak dersler çıkarılabilecek bir albüm niteliği taşımakta, ilgililere duyurulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz olarak; bu albüm kesinlikle John Mayer'a başlama albümü değil. Hiç John Mayer dinlememiş biri önce Room for Squares ile başlayıp sonra Heavier Things, Continuum ve sonra Battle Studies dinlemeli. Adam nerelerden nerelere gelmiş, nelere dur demiş, nelere devam etmiş bunu bilmek lazım. Ama Battle Studies, son zamanlarda dinlediğim en doyurucu ve kompakt albüm olmuş. Yalnız bu adamın kalbini kim kırmışsa lütfen bir daha olmasın, bizim de canımız yanıyor sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Kilit Şarkılar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-size:100%;" &gt;Heartbreak Warfare: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Mükemmel bir giriş şarkısı, albümün rengi direk belli oluyor. Orkestrasyon girişi, mid tempo davulu, boğuk vokali, insanın kalbi başka nasıl kırılır ki...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;All We Ever Do is Say Goodbye: &lt;/span&gt;Akustik girip bir anda açılan ve insanı da yaran bir nakarata ulaşan şarkı. Çok dinlemeyin, canınız sıkılır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Assassin:&lt;/span&gt; Nakaratta sizi üzenlere tekme tokat girme hissi uyandıran, bence albümün gizli hiti. Arka arkaya onlarca dinlenebilir, birini dövmezseniz tabii.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;War of My Life:&lt;/span&gt; Country sıcaklığı ile başlayıp, sizi sarıp sarmalayan, kucaklayan şarkı. Hani çok üzülürsünüz de zamanla kendinizi daha iyi hissedeceğinizi bilirsiniz ya, işte onun gibi bir şey...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Edge of Desire:&lt;/span&gt; Girişteki davul atağı şarkının rengini belli etse de asıl gitar riffi durumun vahimliğini anlatmakta. Solodan önceki hazırlık aşaması, solonun nasıl tokat gibi çarpacağını da anlatıyor ama anlayana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hadi bu da bayram kıyağım; albümü &lt;a href="http://hotfile.com/dl/17158267/4bc386e/FuNa.ORG.RU.JMB.rar.html"&gt;buradan&lt;/a&gt; dinleyebilirsiniz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-4073198343370482468?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/4073198343370482468/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/11/kim-krd-lan-bu-cocugun-kalbini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4073198343370482468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4073198343370482468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/11/kim-krd-lan-bu-cocugun-kalbini.html' title='Kim kırdı lan bu çocuğun kalbini?!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SxORTl0oS0I/AAAAAAAAAEg/j2W30bPB7sg/s72-c/JM.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1888420742108715292</id><published>2009-11-06T23:01:00.004+02:00</published><updated>2009-11-09T08:41:47.104+02:00</updated><title type='text'>Üçün Biri</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Uzun bir süredir buraya bir şeyler yazmadığım için artık tepki toplamaya başladım. "Sen o blogu karı-kız için mi açtın arkadaşım, adam gibi güncellesene ne bu kafana göre at koşturuyorsun!" gibi yorumlar da almadım sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Ama geçerli sebeplerim var, valla... Kaç zaman sonra müzikal maceralara atıldığımdan dolayı; 2-3 haftadır yoğun bir hayat temposu içinde kavrulduğum ve bunun üstüne bir de domuz gribini teğet geçtiğim için kaç gündür kendi kendime bu akşam bir şeyler yazacağıma söz vermiştim. Sözümü de tutuyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her istediğimize sahip olabilseydik çok mu mutlu olurduk acaba? Madden ve manen ulaşmak istediğimiz şeyleri kısa sürede elde edebilsek, Heidi gibi sepetle kırlarda koşar, beyaz triko kazakla çimlerde yuvarlanır mıydık? Hiç sanmıyorum ya. İnsan doyumsuzdur, hep daha fazlasını ister ama daha da fazlası olmadığı zaman neyi isteyeceğini düşünmez ki. Nedir bir sonraki aşama? Peygamberlik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime sorsanız hayatında hep bir şeylerin eksik olduğunu ya da yanlış gittiğini anlatır. Ya işinden memnun değildir, ya sevgilisi yoktur/ vardır ama sorunları çoktur ya da evde işler iyi gitmiyordur. Ama ağır aksak giden ve yakınılan bir konu hep vardır. Sonra da o klasik  ve fiks cümle gelir: "Allahım ben bunları haketmek için ne yaptım?!" Sen önce bir kendine sor bakalım,  peki sen bunları haketmemek için ne yaptın? Herşey isteyince oluyor mu? Diyelim oldu; sen elindekilerle mutlu olmak yerine gene böyle yakınmaz mıydın? Şu anda da yaptığın bu değil mi zaten? Elindekilerle mutlu olmak varken elde edemediğin şeyler yüzünden yakınmak. Kusura bakma ama sen hiçbir şeyi haketmiyorsun be anam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maalesef hepimiz şu anki yaşımıza kadar belirli sıkıntılar çektik; canımızdan sevdiğimiz yakınlarımızı kaybettik, can dostlarımızdan uzaklaştık, sevdiklerimizden ayrıldık, ekonomik zorluklar yaşadık, çeşitli fiziki sakatlıklara maruz kaldık. Bu olaylar herkesi kendi acı eşiğine göre farklı yaraladı ya da hala yaralamaya devam ediyor. Aklımız boş kaldığında hep o köşede kalmış acıları, üzüntüleri düşündük ve kendimize; bazen içten içe bazen de alenen sorduk, bunlar neden bizim başımıza geliyor? Biz bunları haketmek için ne yaptık? Belki de yanıldığımız kısım burada işte. Madem biz bunları haketmek için hiçbir şey yapmadık o zaman tüm bu olanların sebebi ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bana kalırsa bunların sebebi, hayattan çok fazla şey istememiz ve istediklerimiz olmayınca da sanki bunları haketmişiz ancak buna rağmen o şey yine de olmamış gibi hayal kırıklığına uğramamazdır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Bazı şeyler gerçekten bizim elimizde olmuyor ve bunlara da fazla kafa yormamak gerekiyor. Çünkü düşününce işin içinden çıkılacak şeyler var, çıkılmayacak şeyler var. Bence bu söylediklerim ikinci kategoriye giriyor. Bazı denklemler birden çok bilinmeyenli olunca, elinizdeki x=8 tanımı sizin "en azından x'in kaç olduğunu düşünmeme gerek kalmadı." diye rahatlamanıza yarar ve bunun adı da pollyanacılık değildir emin olun. Buna sahip olduklarınız için şükretmek denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahip olduklarınız, elinizde tuttuklarınız için şükredin, fazlasını isterken de önce haketmek için çaba gösterin, olmayınca da kendiniz başta olmak üzere hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi suçlamayın, istediğiniz olmadığı için yakınmayın; demek daha zamanı gelmemiştir belki de hiç gelmeyecektir ama bunu kafanıza takmadan istedikleriniz uğrunda durmadan çabalayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa o olsun, bu olsun diye otu boku isterken üçün birini alır oturursunuz aşağı, benden söylemesi...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1888420742108715292?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1888420742108715292/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/11/ucun-biri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1888420742108715292'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1888420742108715292'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/11/ucun-biri.html' title='Üçün Biri'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1163991913470497092</id><published>2009-10-18T23:03:00.043+03:00</published><updated>2009-10-20T11:05:00.864+03:00</updated><title type='text'>Denyoluk Parayla Mı?</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;Uzun zamandır  "yazıyim mi, yazarsam çok tepki alır mı acaba?" diye düşündüğüm bir konu bu aslında. Sonra kendi kendime dedim ki; "Kim ne tepki verirse versin ya, bu benim blogum, benim fikirlerim, beni tanıyan insanlar zaten benim bu konuda ne şekilde düşündüğümü biliyorlar, beni tanımayanlar da nasıl düşündüğümü bilsinler artık!" Öyleyse başlıyorum ama biraz sert giricem baştan söyliyim ona göre gardını alsın herkes;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Denyo kızlardan bıktım! İyice asabımı bozmaya başladınız artık, bu ne ya?!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu konu hakkında çok gözlem yaptım, düşündüm, kafa yordum, insanlarla konuştum, yeri geldi tartıştık; hem kendi aramızda hem de kendi kız arkadaşlarımızla, onlar da çoğu zaman bana hak verdiler ama onların bile maalesef öyle denyo arkadaşları var ki, bazen çenemi kapalı tutamıyor, kusuyordum asabiyetimi... Olayı biraz açıyim de şöyle rahat rahat, yedire yedire anlatıyim konuyu, sıralıyim örnekleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz kendi kafamızda kurduğumuz, mutlu olacağımız bir hayatı yaşıyoruz, en azından yaşamak istiyoruz. Ama bazı kız arkadaşlarımız öyle çabaların içine giriyorlar ki anlam vermekte gerçekten zorlanıyorum. Bana sanki; aslında istedikleri bu değilmiş de başka biri istiyor diye öyle davranıyorlar ve bu yüzden böyle bir tutum içerisinde hareket ediyorlarmış gibi geliyor. Birazdan anlatacağım şeylerin hepsini hem bizzat yaşadım, hem kendi gözlerimle gördüm hem de etrafımdaki bir çok arkadaşımdan duydum. O yüzden lütfen bana gelip de "olmaz öyle şey!" demeyin, sert yaparım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir bar ortamı düşünelim. Bir kız size bakıyor, gülümsüyor; güzel. İlk başta acaba kız herkese mi aynı davranıyor yoksa size özel bir durum mu var diye emin olamıyorsunuz. Sonra kızın durumunun size özel olduğunu anlıyorsunuz. Bakışlar, hareketler, böyle bi çocukça şımarmalar, saçla oynamalar, içkiyi size bakıp içmeler, komple sinyal pakedi gönderiyor. Harekete geçme zamanı diyorsunuz ve kendinize çekidüzen verip kızın yanına yola koyuluyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii yolda nasıl bir girizgahla başlayacağınıza karar verdiniz ki zaten bunu kızla kesişirken de  "Nasıl bir şey söyliyim ki fark yaratıyim? Diğer erkeklerden nasıl farklı olayim?" şeklinde binlerce kere düşündünüz.  Selam faslından sonra seçtiğiniz cümleyi kızımıza sarfettiniz. Aaaaa o da nesi? Demin o sinyal gönderen kız gitmiş, yerine bir ladin gelmiş. Şiddetli bir tersleme ile karşılaşıyorsunuz. "Ne diyosun be manyak?" , "Aaa sapık mıdır nedir, ne geldin ki yanıma?" gibilerinden bir tutumla yüz yüze geliyorsunuz. Ya da hiç konuşmuyor, direk arkasını dönüyor. Etraftaki herkes size bakıyor zaten. Sıçtınız sıvadınız, hele bi de kendinize güveniniz yoksa o akşam ortamdaki başka kıza hiç bakamazsınız. Belki de uzun bir süre hiç bir kızla konuşamazsınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bakıştığınız o tatlı kız neden öyle bir tribe girdi? Hemen söyliyim; çünkü o kızın egosu doydu da ondan. Siz o anda o kızın egosunu doyurmakla görevli bir memurdunuz. Sizin memuriyetiniz bittiği an da; sizin kızın yanına gidip konuşmaya başladığınız andır. O andan itibaren zaten kim olsa kız geri gönderecektir. Çünkü onlara öyle öğütlenmiştir. "Kızım bak millete mavi boncuk dağıt ama yanına geldikleri zamanda elinin tersiyle gönder, hiç muhatap olma, değerin artar, kıymete binersin." Böyle bir şey var mı ya? Yapmayın güzel bayanlar, yapmayın prensesler, bunu bize yapmayın. Madem öyle yapacaktınız neden çocuğa ümit veriyorsunuz? Siz eve gittiğiniz zaman "oooh bugün de 4 çocukla kesiştim, ikisi yanıma geldi bi güzel sktirettim, kahretsin çok güzelim, şukelayım" diyip mi yatağa giriyorsunuz? Böyle davranınca daha mı mutlu oluyorsunuz? Herkes değersiz bir siz mi çok değerlisiniz şu fani dünyada? Yazık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam çocuğu beğenirsin beğenmezsin ona kimse bir şey diyemez ama önce ona bu cesaretli davranışından dolayı bir şans vermen gerekmez mi? Doğru düzgün davrandığı sürece, bakın altını çiziyorum &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;doğru-düzgün&lt;/span&gt; yani &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;öküz gibi&lt;/span&gt; davranmadığı sürece, 3-5 dakika konuş, bir tart bakalım neymiş, kimin nesiymiş ondan sonra beğenmezsen kibar bir şekilde oradan ayrıl. Eğer baktınız çocuk sizin kibarlığınızdan anlamıyorsa, peşinizi bırakmıyorsa zaten atış serbest, tekme tokat dal, giriş, indir, finish him!!! Bunu yapmak bu kadar zor mu lütfen ya?! Altı üstü 5 dakika konuşucaksınız, her yanınıza gelen çocuk size dilli dudaklı yapışıp, sizi hemen yatağa mı atmak mı istiyor sanıyorsunuz? Bu kafadan sıyrılın artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de şöyle düşünün; eğer siz erkek olsaydınız ve bunlar sizin başınıza gelseydi nasıl hissederdiniz? Ya da boş verin erkek olmayı, siz bir erkekten çok hoşlandınız ve yanına gidip tanışmak, konuşmak istediniz -ki bu ülkede bunu yapacak kız sayısı çok yoktur -  ve siz aynı şekilde reddedilseniz, o yıkım ile bitkisel hayata geçmez misiniz? Peki ben sizi öbür gün balkondaki saksıya bitki diye ekmez miyim? Ekerim. E o zaman kendinize yapılmasından hoşlanmayacağınız şeyleri başkasına da yapmayın. Bir davranışa girerken "acaba bana yapılsa nasıl hissederim?" mantığıyla ilerleyin. Bana burada lütfen kampanyası başlattırmayın. LÜTFEN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin tabii bir de kadın yönü var. Bunu da göz ardı etmek olmaz. Türkiye'nin sosyolojik yapısı, genç kızlarımızın toplumdaki yeri, aile yapısı ve baskısı, ahlak anlayışı, gelenek görenekler, örf adetler vs. Ama şunu da unutmamak gerekir ki, aile baskısı artık eskisi gibi değil. Herkes istediği şeyi daha rahat şekilde yaşayabiliyor. Bunu kimse inkar edemez. Önemli olan burada, bir şeyi yapmadığınız, denemediğiniz zaman pişman olmamak. Bu kadar kasınca elinize hiçbir şey geçmeyecek bunu bilmeniz lazım. Rahat olun, kendiniz olun, yapmak, yaşamak istediğiniz şeyler uğrunda çabalayın. Kendiniz olun. Tarkan bile kaç senesinde şarkı yapmış; "başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin" diye, el insaf yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki bu ülkede erkek olmak, kadın olmak kadar olmasa da bazı zorlukları barındırıyor. "Seçen" değil de "Seçilen" olmak çoğu zaman karşılaştığımız ve sıkıntı yaşadığımız bir konu. O yüzden bu konuda daha duyarlı olmak gerek. Herşeyin ötesinde sosyallik her zaman güzel bir şeydir. Yeni insanlar, yeni fikirler, yeni düşünceler... Bunlara açık olmak gerekir. Yukarıda bahsettiğim gibi; size doğru düzgün ve saygılı şekilde yaklaşan insanlara fırsat verin kendilerini göstersinler, niyetlerini öğrenmeye çalışın. Bir kalemde kestirip atmayın, onlara hayatlarının geri kalan zamanlarında unutamayacakları, atlatamayacakları şeyler yaşatmayın. Aynısı sizin başınıza gelirse bir de sizin ne yapacağınızı düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denyo olmayın kızlar! Denyoluk yapmayın. Denyoluk parayla değil, kafayla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1163991913470497092?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1163991913470497092/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/denyoluk-parayla-m.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1163991913470497092'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1163991913470497092'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/denyoluk-parayla-m.html' title='Denyoluk Parayla Mı?'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1027995883176516839</id><published>2009-10-13T22:19:00.003+03:00</published><updated>2009-10-15T20:12:31.729+03:00</updated><title type='text'>Unutmak Güzeldir...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;Garden State filminin soundtrack albümünde Colin Hay'in "I'll just don't think  I'll get over you" diye bir şarkısı vardır. Şarkının nakaratında şöyle  der;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuz olduğumu düşünmeni istemiyorum,&lt;br /&gt;hangisi gerçeğe daha yakın,&lt;br /&gt;eğer 102 yaşıma kadar yaşarsam,&lt;br /&gt;seni unutabileceğimi pek sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I don't want you thinking I'm unhappy.&lt;br /&gt;What is closer to the  truth,&lt;br /&gt;That if I lived till I was 102,&lt;br /&gt;I just don't think I'll ever get over  you...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin hayatında unuttuğu, unutmaya çalıştığı daha da önemlisi  unutamadığı birileri olmuştur. İlişki süresi ile unutma zamanı arasında hiç bir zaman ters ya da doğru bir orantı kurulamaz. Bu tamamen kişiden kişiye değişen amfibik bir formüldür. Bazıları 2 senelik bir ilişkinin ardından 1 ayda toparlar  iken kimisi 2 aylık bir macerayı 2 yılda atlatamaz. Bu zaman aralığı doğrudan  insanın duygusal zekasına ve yaşanılan ilişkinin yoğunluğuna göre değişiklik gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki unutmak bir meziyet midir acaba? Ya da daha  temelden girelim; nedir unutmak? Onu gördüğünde içinde hiçbir şeyin  kıpırdamaması mıdır yoksa o insanla karşılaştığında kafanı çevirip onu görmezden mi  gelmektir? O insanla ilgili bir haber aldığında, erkek/ kız arkadaşı olduğunu öğrendiğinde, kendinle kıyaslamamak mıdır? Nişanlandığını ya da evlendiğini duyduğunda onun için mutlu olmak mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana kalırsa önemli olan o insanı gördüğünüzde ya da düşündüğünüzde kendi kendinize iç geçirip "vay ulan ne güzel günlerimiz geçmişti be, neyse şu kokoreci soğutmadan yiyim, du  bi de sandviç midye söyliyim doymadı karnım" diyebilmektir. Yani unutmak;  geçmişi geride bırakıp, gerekli dersleri alıp kafa rahat bir şekilde ileriye  bakabilmek, daha önce yapılan yanlışları yapmadan başka denizlere doğru  yelkenleri açabilmektir bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse kimseyi unutamaz zaten. Unuttum  diyorsa da sıkıyordur büyük ihtimal. Öyle bir kalemde kimseyi silip atamazsınız. Bir zaman bir yerlerde o insanla elbet  karşılaşılır. O, her zaman aklınızın ama küçük ama büyük bir köşesinde vardır.  Beraber yemek yediğiniz büfede yan masanızda oturur, en sevdiğiniz parkın en  sevdiğiniz bankında yanınızda oturmuş size bakıyordur, yattığınız yatağın diğer ucunda, kolunuzun altında bebek gibi horluyordur. Bundan kurtulmak sadece  ve sadece sizin elinizdedir. O anları, sadece o güzel anları şöyle bir  hatırlayıp hayatınıza kaldığınız yerden devam etmek ona; daha önemlisi kendinize  yapacağınız en büyük iyiliktir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1027995883176516839?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1027995883176516839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/unutmak-guzeldir.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1027995883176516839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1027995883176516839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/unutmak-guzeldir.html' title='Unutmak Güzeldir...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-3334058248346482640</id><published>2009-10-04T10:14:00.013+03:00</published><updated>2009-10-04T12:05:31.338+03:00</updated><title type='text'>Bu Ateşkesle Savaş Bitmez!</title><content type='html'>&lt;div face="trebuchet ms" style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;Başarılı debut albüm çıkarmış olan bir grubun önündeki en büyük sınav; çıkaracakları 2. albümdür. Bunun sebebi; o grubun akibetini ancak ve ancak 2. albümün başarısı belirleyecektir. İşte bu konuda şova gitmiş bir gruptan bahsediyoruz şu anda. İnanılmaz bir ilk albümden sonra beklentileri boşa çıkarmayan yıkım 2. albümüyle Mute Math karşınızda!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SshYdELcCvI/AAAAAAAAAEQ/XqVDN3MV8xc/s1600-h/mute+math.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 416px; height: 261px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SshYdELcCvI/AAAAAAAAAEQ/XqVDN3MV8xc/s320/mute+math.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388654210509966066" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bende yalan yok, 2009'un en beklenti ile tırnak kemirdiğim albümüydü Armistice. Hatta ben askerdeyken adamlar "bekleyenlerimizi fazla üzmeyelim" gibisinden bir EP patlattılar ki o EP dinlendiğinde bile "geliyoor geliiyooor" diye lorke çekilebilecek bir durum oluşmuştu bende. Allahtan askerde lorke çekmek yasak. Yaz sonuna doğru da asıl bombayı patlatıp her yeri yıkıp geçtiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk albümü dinlediğimde "bir grup nasıl böyle müzik anlayışına sahip olabilir"? diye kendimi paralamıştım resmen. Bu benim için hem çok kaliteli, hem sıkmayacak kadar eğlenceli ve bir o kadar da dinlenebilir bir müzikti. Kabul ediyorum beni etkileyen en büyük faktörlerden biri de sound ve şarkı düzeni olarak The Police tadını gani gani almamdı. Ama adamlar bununla yetinmemişler ve bunun üzerine bayağı bir şey koyup çıkarmışlardı o albümü. O albüm uzun süre mp3 playerımda döndü. Ve işte şimdi bu sefer de yeni albümleri musallat oldu o alete.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncekine nazaran daha "groovy" bir sounda sahip Armistice. Ciddi şekilde Drum&amp;amp;Bass tadında şarkılar var. Babalar arkada lokum gibi takılıyor, üstüne gene nakış gibi gitarlar örtmüşler. Önde de Paul Meany baba vokaliyle ve tuşlarıyla gene bizi kendine hayran bırakıyor. Bu sefer bol bol da yaylılara asılmışlar. Çok da güzel olmuş bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü tek kelimeyle özetle derseniz kalbinizi kırarım. Ama bi biskrem verseniz şöyle derim; "Otogaz". otomatik olarak direk alıyosunuz gazı yani. Yolda dinlersen koşmaya başlarsın, arabada dinlersen çok pis yanlarsın, sevişirken dinlersen erken boşalırsın. Gerçekten öyle bir albüm işte bu. Benim için 2009'un açık ara olmasa bile (kapı gibi Killers albümünü bir kalemde silmek olmaz ama şimdi) kafa farkıyla en iyi albümüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SshZV08aPlI/AAAAAAAAAEY/hSjJwMvJoBg/s1600-h/MUTE_MATH_REDWALL.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 411px; height: 386px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SshZV08aPlI/AAAAAAAAAEY/hSjJwMvJoBg/s320/MUTE_MATH_REDWALL.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388655185672945234" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Mute Math bilmiyorsanız size şiddetli tavsiyem kesinlikle bu albümü dinleyerek başlamayın. Adamların diskografik sırasını takip edin ve adamların nereden nereye geldiklerini Saadettin Teksoy ibretiyle görün. Hadi kıyak yapıp aşağıya kronolojiyi de veriyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Reset EP - 2004&lt;br /&gt;* Mute Math - 2006&lt;br /&gt;* Spotlight EP - 2009&lt;br /&gt;* Armistice - 2009&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mute Math ateşkes ilan etmiş ama bence bu albümle ancak yangını körüklerler. Böyle kaliteli işler yapmaya devam ederlerse, müzik cephesinde ciddi savaşlar çıkar. Benden söylemesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kilit şarkılar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Spotlight:&lt;/span&gt; Aynı adlı EP'si olan, tekme tokat giren şarkı. Araba kullanırken dinlemeyin. LÜTFEN!&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Goodbye: &lt;/span&gt;Telefonumun melodisi şu anda kendisi. Tahttan indirdiği de "Beat It" idi. Başka da bir şey söylemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Armistice: &lt;/span&gt;Kimse bir daha öyle bas yazmasın artık rica edicem.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Burden: &lt;/span&gt;Şarkı 2 bölümden oluşuyor. Önce sizi aslansın, kaplansın diye gazlayıp, sonra şarkının yükünü sırtınıza 2. yarıda koyuyor. O yük de eşek semeri gibi ağır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Clockwork:&lt;/span&gt; Yıkılan gitarlar, saat gibi davullar, kütür kütür baslar. Bir şarkıda ne istiyorsanız hepsi var bunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-3334058248346482640?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/3334058248346482640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/bu-ateskesle-savas-bitmez.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/3334058248346482640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/3334058248346482640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/10/bu-ateskesle-savas-bitmez.html' title='Bu Ateşkesle Savaş Bitmez!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SshYdELcCvI/AAAAAAAAAEQ/XqVDN3MV8xc/s72-c/mute+math.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-5849864485128985412</id><published>2009-09-25T00:03:00.003+03:00</published><updated>2009-09-25T00:06:59.347+03:00</updated><title type='text'>Bir Kuple Şiir Sevinci</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Yayınlıycam diye söz vermiştim, ahan da buyrun;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;A&lt;/span&gt;lnım ak yüreğim ferah&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;K&lt;/span&gt;ılı kırk yardım  olmam fellah&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;I&lt;/span&gt;zdıraba teslim olmaz bu yüreğim&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;N&lt;/span&gt;ice yıllar iflah olmam billah&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;A&lt;/span&gt;dam olacak insan ben miydim&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;K&lt;/span&gt;itaba saygı duyan sen miydin&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;I&lt;/span&gt;şıl ışıl bakan bu gözlerim&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;N&lt;/span&gt;eden soldu şimdi ey güzel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beygiroğlan sana sevgim sonsuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-5849864485128985412?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/5849864485128985412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/bir-kuple-siir-sevinci.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5849864485128985412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5849864485128985412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/bir-kuple-siir-sevinci.html' title='Bir Kuple Şiir Sevinci'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-5228780407809905345</id><published>2009-09-21T14:11:00.010+03:00</published><updated>2009-09-23T20:29:41.591+03:00</updated><title type='text'>Bu ısrar niye, NEDEN BU ÇABA MÜUZ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;İşte size Chinese Democracy'den sonra son zamanların en çok tartışılacak albümü; Muse - The Resistance! Lütfen önce şurayı okuyunuz;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.pasifagresif.com/2009/09/muse-the-resistance/"&gt;http://www.pasifagresif.com/2009/09/muse-the-resistance/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi önce bu albümle ilgili son birkaç gündür yaşadığım olayları anlatmak istiyorum; hakkımda müzikten anlamadığıma dair dedikodular dönmüş hatta ve hatta buna ithafen adıma "hiçbirşeyibeğenmeyenadam.blogspot.com" şeklinde bir blog bile açılmak istenmiş. Bu beni "tedmosbyisajerk.com" dan daha fazla yaralayabilirdi. Neyse ki araya şeker bayramı girdi ve ben şeker gibi bir insanım, o arkadaşları da uzun zamandır tanıdığım için tatlı dille bir şekilde çözüm yoluna gittik (en azından ben öyle umuyorum).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü bana öyle bir gazladılar ki; herhalde müziği topluca bırakıcaz da hep beraber heykele, çanağa çömleğe giricez dedim (Bizim arka bahçedeki toprak da killi, valla güzel yürürdüm oradan diye içimden keyifli keyifli gülmedim değil). Şimdi başladım dinlemeye bir yandan da  bekliyorum bir şarkı gelsin de beni vursun. Şöyle bir baktım ki 5. şarkıya gelmişiz, albüm mır mır gidiyor. "Bu nasıl iş lan, AKP desteği ile mi çıktı bu albüm?" diye bir an düşündüm. Şakşakçı çok, vaat çok  ama icraat yok. Neyse bitirdim albümü; 1 gün ara verdim bir kez daha dinlemek için. Bu arada başta Deniz Can arkadaşımla da konuşuyoruz; "Canım bu albümün 1 numara büyüğü yok mu, bu beni belden biraz sıktı da?" diye didikliyorum kardeşimi. D.C.K. da sürekli albüme bir şans daha vermemi, albüm dinledikçe belden çok fazla olmasa da bacaklardan esneyeceğini söyleyip durdu. "Seni mi kırıcam Deniz Can Karaca!" dedim ve bir kez daha dinledim. Sonuç gene aynı oldu benim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SrduFaZOzoI/AAAAAAAAAEI/zOVclzUYWGE/s1600-h/museKeytarcaster1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 338px; height: 506px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SrduFaZOzoI/AAAAAAAAAEI/zOVclzUYWGE/s320/museKeytarcaster1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383892918808268418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen çal Barış Abi'den enstrümanı sonra kaşırsın tabii o kafayı kerkenez!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence, albüm kötü değil kesinlikle ama bana o kadar da abartılacak bir albüm gibi gelmedi. Hatta ben Deniz Can'a birçok konuda katılıyorum. Albümde ortak dilde "catchy" bizim köyde "keçi" diye tabir ettiğimiz, ilk dinleyişte vuran ve alıp götüren şarkı yok benim için. Ha beğendiğim şarkıları da sayıyim ama; Resistance, Guiding Light, MK Ultra, I belong to you a.k.a. mon suvar bebişim. Senfonik olayları zaten sevmem, DT yaptı zamanında sevmedim, PoS da yaptı yediremediler, Muse öpse gene yemem. Ama ben Muse albümü dinlerken kendimi yerden yere vurmak isterim. Bana tekme tokat girsin isterim. Taksimde elin adamı çalsın daha doğrusu çalamasın da ben güliyim isterim. Bana zor anlar yaşatsın. Albümü dinleyince canım sıkılsın. Benim perim bu işi yapsın. Ben buna razıyım. Ben istemiyorum  ki progresif ilerleme, müziksel ereksiyon, albümsel genişleme falan. Bugün yarın The Resistance: 2015 Then and Back Again diye albümle gelmesin bana ya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz; albüm keyifle dinlenir, ama bence epik bir albüm değil, yıkım albüm hiç değil ama böyle giderse bence Muse bu kafayla DT; The Falldown durumuna da gelebilir. Benden söylemesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS: O iş konuşulur Deniz CAN! KONUŞULUR!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-5228780407809905345?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/5228780407809905345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/bu-srar-niye-neden-bu-caba-muuz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5228780407809905345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/5228780407809905345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/bu-srar-niye-neden-bu-caba-muuz.html' title='Bu ısrar niye, NEDEN BU ÇABA MÜUZ?'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SrduFaZOzoI/AAAAAAAAAEI/zOVclzUYWGE/s72-c/museKeytarcaster1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1698408849151403498</id><published>2009-09-14T20:53:00.012+03:00</published><updated>2009-09-15T14:05:11.201+03:00</updated><title type='text'>Eylül, ver bana ayarı!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;Büyüleyici, uyumlu, dengesiz, duygusal, zarif, diplomatik, güçlü bir adalet duygusu, artistik yetenek, kararsız, yalnızlığı sevmez, iyi kalpli, arkadaş canlısı... Bunlar masamın üzerinde duran burç kupamın üzerinde yazan özellikler. Evet ben bir teraziyim ve yukarıda yazanlara baktığımda görüyorum ki; ben ağır bir teraziyim! Genelde eylül ayı başakların ayıdır ama benim umrumda değil, eylül ayı benim ayım, eylül mevsimi benim mevsimim, eylül hali benim ruh halim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylülde bana hep bir haller olur. Güzün başlamasından dolayı mı, yoksa geçiş ayı olmasından mıdır bilinmez ama yazın o sıcaklığından kurtulup, çok hafif yağmurlu, bol rüzgarlı ama her daim güneşli geçmesini ümit ettiğim eylül ayına girdiğimde kendimi çok enteresan duygulara teslim ediyorum.  Her eylül ayı sanki benim için yeni bir başlangıç ya da bir bitişi haber ediyor. Hayatıma şöyle bir dönüp baktığımda, eylül ayında yaşadıklarımı gözümün önüne getiriyorum ve böyle hissetmemde ne kadar haklı olduğumu bir kez daha anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında eylül 30 çekse de benim eylülüm 12 çeker. Benim için eylül ayı 14-25 arasıdır. Ben eylülümü bu günler arasında yaşamayı severim. Yağmur olmasın, olacaksa da ben dışarıda olmıyim, bol bol güneş olsun ama bir yandan da rüzgar hafif hafif essin, hiç terletmeden, sadece yüzümde o ılıklığı hissediyim, rüzgar sadece dudaklarımı kurutacak kadar essin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya; hep bir beklentiye giriyorum bu dönemde. Hep bir şeye başlayacak ya da birşeyleri bitirecekmiş gibi hissediyorum. Sanki birisiyle beraber olacakmış ya da  ayrılacakmış olmanın vereceği tatlı bir melankoli sarıyor vücudumu. Saçma saçma şeylerden anlamlar çıkarmaya çalışıp, hep olanları birşeylere yormaya çaba gösteriyorum istemeden. Bünye bu işte, her yediği yaramıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de doğum günü vak'ası var tabi.  Doğum günüm benim eylülün sonunda olduğu için beklentiler de bende had safhaya tırmanıyor tabii. Sanki bana doğum günümde bakanlık verecekler ya da dünyayı kurtaracakmışım gibi bir his uyanıyor. Gerçi herkes kendi doğum gününde bir şekilde beklentiye girer. Aramasını beklemediğin bir insanın seni aramasını istemen ya da uzun zamandır almak istediğin şeyin sana hediye olarak verilmesi gibi şeyler herkesin doğum gününde olmasını istediği ve beklediği okazyonlardır. Ben zaten bu dönemde gayet ayar bir durumda takıldığımdan dolayı bir de böyle normal beklentiler üst üste gelince, japon çizgi film kahramanı gibi oradan oraya atılmak istiyor bünye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne salakça di mi...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1698408849151403498?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1698408849151403498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/eylul-ver-bana-ayar.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1698408849151403498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1698408849151403498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/eylul-ver-bana-ayar.html' title='Eylül, ver bana ayarı!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1433105678872586026</id><published>2009-09-11T23:19:00.019+03:00</published><updated>2009-09-12T13:49:41.815+03:00</updated><title type='text'>Biz Ayrılamayız JoJo!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sqq6zBHbPEI/AAAAAAAAAD4/Y0Csmvi2e1M/s1600-h/Pete%2BYorn%2B%2BScarlett%2BJohansson%2BYornJohansson.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 408px; height: 349px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sqq6zBHbPEI/AAAAAAAAAD4/Y0Csmvi2e1M/s320/Pete%2BYorn%2B%2BScarlett%2BJohansson%2BYornJohansson.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380318090483153986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Scarlet Johansson şu an kocasından ayrılıp "gel" desin, işi gücü bırakır, malı mülkü satar giderim, NET! Beraber albüm yapalım desin, yemin ediyorum o sesi stüdyoda bir kere duysam bana yeter, ağlamaktan gitarı elime alamam. Pete baba benden baskın çıkmış!&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tom Waits'e olan hayranlığından dayanamayıp 10 şarkılık cover bir albüm çıkaran Scarlett Johansson a.k.a JoJo ( beraber olsaydık açıkcası ben ona böyle hitap etmek isterdim) şimdi de indie-folk'un yetenekli müzisyeni Pete Yorn'un kanatları altında, adına ve piyasaya çıkma zamanına ( Eylül ayı sebebiyle - merak etmeyin bir sonraki yazımda oraya da gelicem - ) uygun bir albüm yapmışlar;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;"The Break Up Album"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü dinlediğinizde kesinlikle ilk dikkatinizi çeken şey; JoJo'nun o ılık sesinin size ayrılık öncesinde ve sonrasında nasıl hissettiğinizi birebir şekilde hatırlamanız olacaktır. Önce kendi kendine verilen "güçlü olucam, yıkılmıycam" sözleri sonra nasıl "arasam telefonu açar mı?, acaba şimdi napıyodur?" tedirginliğine düşüyorsa, aklınıza bu albüm gelsin artık. Şahsen ben bu albümü;  JoJo'nun benden ayrıldığını ve ardından bu albümü çıkardığını hayal ederek dinliyorum. Tabi içimden de "vay şerefsiz Pete, kaptı ördeği!" diye geçiriyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin duygusal kısmını bir yana bırakırsak; albüm oldukça sürükleyici bir sounda sahip. Ard arda sıkılmadan dinleyebileceğiniz, yormayan, sıkmayan bir konseptte.  Güzel bir yol albümü bile olabilir tabi arabayı siz kullanmıyorsanız:-) Pete Yorn'un müzikalitesini rahatlıkla ayırd edebiliyorsunuz. Akustik gitarın gövdesini, banjonun iç gıcıklayıcı tellerini elinizle koymuş gibi bulabilirsiniz. Pete Yorn gerçekten yetenekli bir songwriter. Son yıllarda öne çıkmış american-folk kültürünün öncülerinden bile sayılabilir. Albümün orkestrasyonu da başarılı. Bütün enstrümanlar dolu dolu geliyor. Onca şeyin üstüne bir de JoJo'nun o iç burkan vokali gelince albüm resmen sakata bağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sqq-JRZoWEI/AAAAAAAAAEA/06Y3MhTHpLw/s1600-h/scarlett-johansson-pete-yorn-08132009.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 390px; height: 274px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sqq-JRZoWEI/AAAAAAAAAEA/06Y3MhTHpLw/s320/scarlett-johansson-pete-yorn-08132009.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380321771346483266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son söz olarak, istediğiniz şey eylül ayının hüznü ve kalp kıracak bir albüm ise, artık ikisine de sahipsiniz demektir. Yalnız şunu da söylemem gerekir ki; kendine güvenen dinlesin bu albümü, her bünye kaldıramayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çift laf de JoJo'ma; biz ayrılamayız biliyorsun bunu di mi?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Kilit Şarkılar: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Wear and Tear: &lt;/span&gt;The Shins tadında, Belle and Sebastian sıcaklığında bir şarkı.&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;I Don't Know What to Do: &lt;/span&gt;Şarkı bir anda çok güzel açılıyor, JoJo'nun girdiği yer yıkım.&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;Blackie's Dead&lt;/span&gt;: Ayrılığın ilk anındaki o hafiflik ile gelen koşma ve dans etme gazını alan parça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Albümü &lt;a href="http://rapidshare.com/files/276462832/Pete_Yorn_and_Scarlett_Johansson_-_Break_Up-2009.rar"&gt;buradan&lt;/a&gt; dinleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1433105678872586026?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1433105678872586026/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/biz-ayrlamayz-jojo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1433105678872586026'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1433105678872586026'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/biz-ayrlamayz-jojo.html' title='Biz Ayrılamayız JoJo!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sqq6zBHbPEI/AAAAAAAAAD4/Y0Csmvi2e1M/s72-c/Pete%2BYorn%2B%2BScarlett%2BJohansson%2BYornJohansson.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-7705968034914838949</id><published>2009-09-08T20:41:00.011+03:00</published><updated>2009-09-08T21:23:51.652+03:00</updated><title type='text'>Tut Elimi Akçay!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SqafflzalCI/AAAAAAAAADo/ommaJopO8Uo/s1600-h/DSC00105.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 396px; height: 298px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SqafflzalCI/AAAAAAAAADo/ommaJopO8Uo/s320/DSC00105.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379162170013160482" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SqafHkh2-UI/AAAAAAAAADg/L4_k9JlcPtU/s1600-h/DSC00103.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 396px; height: 296px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SqafHkh2-UI/AAAAAAAAADg/L4_k9JlcPtU/s320/DSC00103.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379161757354228034" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enteresan bir şekilde tanıştım Akçay'la. Hayatımda kendimi en yalnız hissettiğim zamanların birinde kucaklamıştı beni. Üstelik kendim için de gitmemiştim. Sadece bir tesadüftü tanışmamız. Kadere inanmak gerekirmiş demek.&lt;br /&gt;Kışın; tuhaf bir şekilde Akçay'ın soğuğu insanın içini ısıtır. Montunuzu, berenizi, eldiveninizi kuşanırsınız sabah dışarı çıkarken. Ama o güneşi gördüğünüzde birden içiniz sıcacık bir hisle dolar. Sanki o kadar acıyı, sıkıntıyı çekmemiş gibi hissedersiniz bir anda. Sanki size birileri acımış ya da halinizden anlamış gibi davranıyordur. Öğleye doğru güneş iyice  formuna girer.  Üstünüzdekileri birer birer çıkarırsınız. Artık güneş dosttan ziyade kaprisli bir kızmış gibi terletir sizi. Akşamüstü gene dostluğunu gösterir. "Üşüme giy üstünü" dercesine soğutur havayı ve gene sarılırsınız o yünlü giysilerinize. Geceleri yürürken bomboş sokaklarda; kulağınızda en can yakan sözlere sahip şarkılarınız, elleriniz cebinizde hayatınızın geride kalan yıllarını sorgularken sürekli  "bundan sonra ne olacak?" diye düşünürsünüz. Belki de ilk defa yalnızlık bu kadar hoşunuza gitmiştir.&lt;br /&gt;Dedim ya kadere inanmak gerekirmiş diye. İnsanın başına aynı şey iki kere gelir de, hayat  sizi aynı yere iki kere göndermez mi... Beni göndermişti işte. Aynı eski duygular, aynı eski yalnızlık hissi, aynı eski Akçay. Yine ben geldim gördün mü; eski dostun...&lt;br /&gt;Akçay'ı hep kışın yaşamıştım, peki acaba en sevdiğim mevsimin en sevdiğim ayında nasıldı Akçay bunu çok merak ediyordum. Bu sefer kendi sebeplerim için gittim. Her zamankinden çok daha güzel geldi. Pırıl pırıl havada sahilde yürürken ellerinizi açıp parmaklarınızın arasından esen rüzgarı hissetmek, güneşin; geriye dönüp baktığınızda o zor günlerde nasıl bir dost gibi davrandığını hatırlamak, Eylül ayında yaprakların etrafta uçuştuğunu görmenin melankolisini hissetmeden sokaklarda yürümek şu aralar ihtiyacım olan şeymiş meğer.&lt;br /&gt;Sen bana hep bir dost gibi davrandın Akçay, söz veriyorum seni hayatım boyunca seveceğim, sen yeter ki elimden tutmaya devam et...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-7705968034914838949?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/7705968034914838949/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/tut-elimi-akcay.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7705968034914838949'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7705968034914838949'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/09/tut-elimi-akcay.html' title='Tut Elimi Akçay!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SqafflzalCI/AAAAAAAAADo/ommaJopO8Uo/s72-c/DSC00105.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-8875410861244782546</id><published>2009-08-19T00:06:00.013+03:00</published><updated>2009-08-22T11:21:46.348+03:00</updated><title type='text'>Öncebizler!</title><content type='html'>&lt;div  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;Herkes farkedemese de, hepimizin hayatta öncelikleri vardır. O öncelikler, bizi yer çekimi gibi kendine çeker, yörüngesi etrafında döndürürler. Kimimizin öncelikleri maddiyat üstünedir; para, kariyer, şan, şöhret... Kimimizinki ise maneviyat merkezli; karı-kız, herif-oğlan, evlilik, çoluk-çocuk, torun-tombalak... Bir hırsla sarılırız eyerlere, bazen ne yaptığımızı bilmeden, bazen de ne yaptığımızın farkındalığında çabalarız isteklerimiz, arzularımız için. Bazen önceliklerimiz uğruna kırarız insanları ya da karşımızdakinin önceliğini kabullenemez, isyan ederiz; değer verdiklerimizi arkamızda bırakırız, yeri gelir istediğimiz şey uğruna arkada kalan biz oluruz. Ama aklımızda hep aynı şey baki kalır.&lt;br /&gt;Kendi kendimize verdiğimiz sözlerden oluruz; gün gelir gönlümüze, vicdanımıza laf anlatmaya çalışırız. Ter içinde uykularımızdan uyanırız, kabuslar peşimizi bırakmaz istediklerimiz yüzünden.&lt;br /&gt;Bazımız ise sadece hayatın kendisini ister, ne eksik ne fazla. Onlar sadece suyun aktığı yöne gitmeyi dilerler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında hepimiz bir şekilde ne istediğimizi biliriz, önceliklerimizin ne olduğunu... Ama bunu herkes kendine yakıştıramaz, yeri geldiğinde söylemeye cesaret edemez ya da yerli yersiz söyler pişman olur.&lt;br /&gt;Bizi biz yapan önceliklerdir, hayatımıza yön verenlerimizdir. Onlar bizim &lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;" öncebizlerimizdir!"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin öncesiziniz ne peki?...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-8875410861244782546?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/8875410861244782546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/oncebizler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/8875410861244782546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/8875410861244782546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/oncebizler.html' title='Öncebizler!'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-1544887103697068031</id><published>2009-08-10T23:34:00.012+03:00</published><updated>2009-08-11T13:19:06.925+03:00</updated><title type='text'>Eğri İnsan Doğru Hayat...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SoCLiUmjdnI/AAAAAAAAADY/JWaKc7wxAq4/s1600-h/DSC00066.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 395px; height: 295px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SoCLiUmjdnI/AAAAAAAAADY/JWaKc7wxAq4/s320/DSC00066.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5368444177587861106" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep vardır bir "doğru insan" arayışı. Her ayrılıkta klişe olarak "benim için doğru insan değildi" cümlesi sarfedilir. Arada şarkılar, diziler, filmler gazlanır; Issız Adam, Çekirdeksiz Üzüm, Şekersiz Limonata diye. Kızlardan sürekli bir doğru insan tarifi gelir; "dürüst olsun, açık ve net olsun, akıllı olsun, komik olsun, yalan söylemesin, para ilk etapta önemli değil", sonra karşınıza birini getirirler; bir çocuğa bakarsınız bi de o verdiği tarife, sonra bir daha çocuğa... İlişki yaşanır, ayrınılır, arkasından gene aynı klişe cümle: "Benim için doğru insan değildi." Ama sen zaten anlattığın insanla beraber değildin ki neyine doğru olsun...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Peki kimdir bu doğru insan? Bir tane midir bu, numune olarak mı üretilmiştir? Tarife birebir uyan  kişi doğru insan mıdır? Hayatımıza birden çok doğru insan girmiş olabilir mi yoksa &lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;b  style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span lang="TR"  style="font-size:12;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  lang="TR" &gt;Allah minnettar olmamız, şükretmemiz için doğru kişi ile karşılaşmadan önce yanlış insanlarla karşılaşmamızı istemiştir?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Hayatı sürekli doğru insanı aramakla mı geçirmek lazım? Ya seneler sonunda arkamıza dönüp baktığımızda; o kadar zamanı boşa geçirmişsek ve onca "doğru insanı" yanlış yerlere göndermişsek&lt;/span&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Eğri ya da doğru, hayatı yaşamak lazım; içimizden geldiğince, hesap yapmadan, tarif vermeden.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Sonradan pişman olmamak için...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-1544887103697068031?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/1544887103697068031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/egri-insan-dogru-hayat.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1544887103697068031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/1544887103697068031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/egri-insan-dogru-hayat.html' title='Eğri İnsan Doğru Hayat...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SoCLiUmjdnI/AAAAAAAAADY/JWaKc7wxAq4/s72-c/DSC00066.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-486301065287449099</id><published>2009-08-05T13:38:00.007+03:00</published><updated>2009-08-05T14:17:19.477+03:00</updated><title type='text'>Mazidekiler Kütüphanesi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnlpX7Gn__I/AAAAAAAAADQ/HMrGJ9t7ntk/s1600-h/DSC00022.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnlpX7Gn__I/AAAAAAAAADQ/HMrGJ9t7ntk/s320/DSC00022.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5366436290712043506" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;Her zaman şöyle bir kütüphanem olsun istemişimdir. Raflardaki kitapların adları, hayatımda iz bırakan insanların isimleri olsun. Hayatıma girip çıkan, beni arkada bırakan ya da benim arkada bıraktığım insanların isimleri...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;Onlarla yaşadığım olaylar yorumsuz, sade bir şekilde yazılı olsa o kitaplarda... Ara ara alıp okusam ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;sanki o kitaplardaki hikayenin kahramanı ben değilmişim gibi; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;sanki başka biri yaşayıp yazmış da &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;"ben olsam ne yapardım? " diye &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;üzerine yeniden düşünüp, yorum yapsam. Gene aynı şeyleri düşünür müydüm, aynı şekilde hisseder miydim? Aynı yorumları, aynı kararları verir miydim acaba?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;Ve daha önemlisi; şu an olduğum yerde olur muydum...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;Bence olurdum&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;hatta ileride bile olduğumu hissediyorum artık...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-486301065287449099?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/486301065287449099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/mazidekiler-kutuphanesi.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/486301065287449099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/486301065287449099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/08/mazidekiler-kutuphanesi.html' title='Mazidekiler Kütüphanesi'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnlpX7Gn__I/AAAAAAAAADQ/HMrGJ9t7ntk/s72-c/DSC00022.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-186958402293290860</id><published>2009-07-29T22:05:00.011+03:00</published><updated>2009-07-29T22:40:24.399+03:00</updated><title type='text'>Yıkılmayan Adam</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnCi2EcxYmI/AAAAAAAAADI/zE8gOcs4zo0/s1600-h/IMG_0114.JPG"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 357px; height: 482px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnCi2EcxYmI/AAAAAAAAADI/zE8gOcs4zo0/s320/IMG_0114.JPG" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363966205989315170" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Körfez'de bulabilir misin? Karı kız adına kendini yakan apaçinin et kokusunu duyabilir misin? Sahillerde yüzen gençlerin slip mayolarını giyebilir misin? Fink'deki değdiriş savaşçısı gerillaların gömleklerini kuşanabilir misin? Beni barış içinde, çıkar düşünmeden s..ebilir misin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bodrum, yenilmedim sana. Yıkılmadım, yıkılmayacağım...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-186958402293290860?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/186958402293290860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/yklmayan-adam.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/186958402293290860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/186958402293290860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/yklmayan-adam.html' title='Yıkılmayan Adam'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SnCi2EcxYmI/AAAAAAAAADI/zE8gOcs4zo0/s72-c/IMG_0114.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-8919265826454250389</id><published>2009-07-14T23:46:00.013+03:00</published><updated>2009-07-15T00:14:25.841+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sofia Vergara'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Entourage'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dirty Sexy Money'/><title type='text'>Sofia'nın seçimi ben olayım...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Slzw6MV5COI/AAAAAAAAAC4/fxY7fwkp1gA/s1600-h/sofia1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 243px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Slzw6MV5COI/AAAAAAAAAC4/fxY7fwkp1gA/s320/sofia1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5358422539200170210" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;Bırak beyaz ekranı gel Kolombiya'ya yurduna dönelim, bir göz taş evimiz olur, verandasına çiçekler ekeriz, tavuk tavşanı doldururum kümese,  domates biber eker menemen yaparım sana, he de be Sofia, he de gidelim buralardan, hadi be kara çiçeğim...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt; Yap bu güzelliği kendine hadi!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;font-family:trebuchet ms;" &gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div  style="text-align: justify;font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Çekip çıkarıyim seni o Hollywood kargaşasından, sığın benim sakin limanıma&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;o hayat seni er geç bozacak görücen&lt;/span&gt;, &lt;span style="font-style: italic;"&gt;sonra kapıma gelcen "tut kolumdan götür, bırak menemeni bir kuru ekmeğe razıyım" desen bile açmam kapımı, açmam oh bebeğim...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-8919265826454250389?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/8919265826454250389/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/sofiann-secimi-ben-olaym.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/8919265826454250389'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/8919265826454250389'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/sofiann-secimi-ben-olaym.html' title='Sofia&apos;nın seçimi ben olayım...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Slzw6MV5COI/AAAAAAAAAC4/fxY7fwkp1gA/s72-c/sofia1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-7496488548581497296</id><published>2009-07-14T23:06:00.005+03:00</published><updated>2009-07-23T21:46:39.108+03:00</updated><title type='text'>Hayatı bay geçmek...</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style=""&gt;Ço&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span lang="TR"&gt;ğunluğunun aksine şansa inanmam. Benim için şans; insanın kendi çabalarıyla yarattığı ya da çaba göstermeden alın yazısı ile olan olayların batıl inanca dayalı açıklamasıdır. Kaderimizde olması gereken birşey zaten olacaktır. Neden&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;olması için araya&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;sözde bir&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;faktör daha sokma çabasına girilir ki? Bence Allah, herbirimize ayrı ayrı dağıtmıyor ki şans denilen şeyi, yaradılışta insanlara spesifik özellikler vermesinin yanında,&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;her insana özgü ekstra özellikler veriyor. Ama bence bu özellikler herkeste eşit oranda dağıtılmış. Allah bir yerden alır bir yerden verir derler ya hani. Kiminde fizik güzelliği, kiminde ruh güzelliği, kiminde fiziki yetenekler kiminde ise ruhani yetenekler diğerlerinden fazladır. Fakat bu yetenekler  bize; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span lang="TR"&gt;kendi&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kendimizi geliştirmek için verilmiştir&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span lang="TR"&gt;. Biz de bu özelliklerimizi kullanarak insanları anlamayı, onlarla iletişim kurmayı ve onlarla beraber uyum içinde yaşamayı geliştirmemiz lazım. Ya hakkaten&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;şans denilen şey varsa ve bizde eksikse, biz de bazı şeyleri hakedip de sahip olamıyorsak? O zaman naapçaz peki...?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-7496488548581497296?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/7496488548581497296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/hayat-bay-gecmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7496488548581497296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7496488548581497296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/hayat-bay-gecmek.html' title='Hayatı bay geçmek...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-6412879723234788299</id><published>2009-07-11T00:56:00.012+03:00</published><updated>2009-07-23T21:45:47.744+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Marketa Irglova'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Glen Hansard'/><title type='text'>Once</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sle-3Q--uhI/AAAAAAAAACo/U6l1xX70w-k/s1600-h/once1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 411px; height: 236px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sle-3Q--uhI/AAAAAAAAACo/U6l1xX70w-k/s320/once1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356960138441701906" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Filmi güzel, soundtracki daha güzel bir sanat eseri. Film;  "Yanlış zaman, doğru insan" teması üzerine kurulmuş gibi gözükse de bana kalırsa daha önemli mesajlar gönderiyor. Bence bu film bize; müziğin bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğini, hiçbir zaman çok geç olmadığını ve sonradan pişman olmamak için hiçbir şeyi ertelememek gerektiğini, her zaman daha "doğru" birisiyle karşılaşılabileceğini ve en önemlisi iki bambaşka insanın bir şekilde "tek" olabileceğini avaz avaz bağırıyor&lt;/span&gt;.  &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Favori şarkılarım "Falling Slowly" ve "When Your Minds Made Up" . İzleyin, izlettirin...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-6412879723234788299?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/6412879723234788299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/once.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6412879723234788299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6412879723234788299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/once.html' title='Once'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Sle-3Q--uhI/AAAAAAAAACo/U6l1xX70w-k/s72-c/once1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-9094147130988892455</id><published>2009-07-09T01:15:00.008+03:00</published><updated>2009-07-09T13:46:57.666+03:00</updated><title type='text'>Matter of Choice...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Herkes mutlu olmak ister di mi? Dev yalan! &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Mutlu olmak bir tercih meselesidir, &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;mutlu olmak isteyen insan mutlu olur arkadaşım. Çünkü herkesin mutlu olma yönündeki tercihleri bellidir. Hayattaki tercihlerini bu yönde yaparsan mutlu olursun. Sevdiğin işi yaparsan, sevdiğin insanlarla beraber olursan, yapmaktan hoşlandığın şeylere zaman ayırırsan olay biter. Çok basit birkaç örnek vericem; insanın etrafında ona dert veren, sıkıntı aşılayan, kaşıntı yapan arkadaşları olursa, insan sürekli o arkadaşların dertleri tasaları ile uğraşmaktan kendi hayatına yön veremezse o insan mutlu olabilir mi?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Olamaz... Sürekli o arkadaşın sıkıntılarını dinlemekten ondan farkı kalmaz. Öyle arkadaşlar zaten sizin de fazla mutlu olmanızı istemeyebilirler. "Bu neden benden daha mutlu olsun? " diye içten içe kendilerini yerler. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ya o insana ne olursa olsun yardım elini uzatıp kendi mutluluğunuzdan ödün vereceksiniz ya da napıcacaksınız, salıvericeksiniz küçük enişteyi gidicek! Bu bir tercihtir işte...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bi de bunun sevgili versiyonu var mesela; bazı insanlar nerede sorunlu, sıkıntılı, dertli, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;arıza &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;karşı cins varsa ona tutulurlar. Onun böyle sorunlu hallerini severler, sıkıntılı triplerine takılırlar, hatta daha ileri gidip bir süper kahraman gibi onu bu hayattan çekip çıkarmaya çalışırlar. &lt;/span&gt;O insanın tripleri, sıkıntıları, kişilik sorunları yüzlerine vurdukları zaman da "ya nerede arıza var hep beni buluyor" diye işin içinden sıyrılmaya çalışırlar. Olmaaaazzz! O insanı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;SEN&lt;/span&gt; buldun, o tercihi &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;SEN&lt;/span&gt; yaptın bebişim, o insan artık senin sorumluluğunda. &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Ya o insana kol kanat gerip sıkıntılarına ortak olacaksın ya da bas gaza yavrum bas gaza! İşte bu bir tercihtir, &lt;/span&gt;hangisiyle mutlu olacağın sana kalmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Gençler! Herkes tercihlerinin arkasında dursun!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-9094147130988892455?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/9094147130988892455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/matter-of-choice.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/9094147130988892455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/9094147130988892455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/matter-of-choice.html' title='Matter of Choice...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-978298232767412794</id><published>2009-07-05T23:40:00.017+03:00</published><updated>2009-07-06T00:58:19.203+03:00</updated><title type='text'>O seni sevmiyor olabilir ama ben...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlET3nDkXAI/AAAAAAAAABc/Z1mByDYs3lI/s1600-h/jenny_lewis.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 174px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlET3nDkXAI/AAAAAAAAABc/Z1mByDYs3lI/s320/jenny_lewis.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355083278017911810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlEhBarF9II/AAAAAAAAAB0/hhbe3R6aTrI/s1600-h/jenny-lewis-sings1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlEhBarF9II/AAAAAAAAAB0/hhbe3R6aTrI/s320/jenny-lewis-sings1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5355097740143883394" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu aralar kız arkadaşınız yoksa ve platonik olarak birine kapılmak istiyorsanız işte size açık adres: Jenny Lewis. O nasıl bir duruluk, o nasıl bir naiflik aman Yarabbi! Bu güzellikte bir kızın bi de 10 yaşından beri onlarca gençlik filmi ve dizide oynadığını, bunlarla da yetinmeyip grup kurduğunu, müzik bestelediğini, şarkı söylediğini, özür dilerim  rüzgar gibi kulağınıza fısıldadığını düşünün. Bu sıcaklarda tek istediğimiz sey &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;azıcık esinti diyorsanız ahan da size &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;yaz meltemi &lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;gibi müzik...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Başarıyı yakaladığı Rilo Kiley grubu ile yetinmeyip farklı projelerde yer alan ve şimdi de solo kariyeri ile müzik hayatına devam eden bu güzellik;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"indie rock" dediğimiz yeni akıma olan katkısını kusursuz yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dikkat edilecek Albümler 1.: Rilo Kiley - More Adventurous&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;"Does he love you?" gibi yıkım bir şarkıya sahip bu albümde "It's a Hit, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Accidntel Deth, Ripchord, It just is" gibi hitler mevcut. Bence albümün underground hiti "Portions for Foxes" . Her türlü ruh haline gidebilecek bir albüm. &lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Dikkat edilecek Albümler 2.: Jenny Lewis - Acid Tongue&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Alışılmış Rilo Kiley müziğine göre daha yumuşak, daha country-folk ama duruş, tavır ve ruh hali olarak daha ağır bir albüm bu. "Pretty&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt; Bird, Black Sand, See Fernando", Carpetbaggers " vurucu şarkılar. Ama benim favorim: "Bad Man's World" .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-978298232767412794?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/978298232767412794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/o-seni-sevmiyor-olabilir-ama-ben.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/978298232767412794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/978298232767412794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/o-seni-sevmiyor-olabilir-ama-ben.html' title='O seni sevmiyor olabilir ama ben...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlET3nDkXAI/AAAAAAAAABc/Z1mByDYs3lI/s72-c/jenny_lewis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-7187615071252809942</id><published>2009-07-01T00:28:00.021+03:00</published><updated>2009-07-01T01:15:19.298+03:00</updated><title type='text'>Neden "Neden" ?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: times new roman;"&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-size:12;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Fi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;lm seyretmeyi gerçekten çok seviyorum. Bunun birçok nedeni var: Herşeyden önce bence&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;kesinlikle zaman kaybı değil. Keyifli zaman geçiriyorsunuz, her farklı film dünyaya bakış açınızı geliştiriyor ve herşeyden önemlisi, İÇİNDE&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;HAYATA DAİR ÇOK FAZLA SAYIDA ÖZLÜ SÖZLER BULABİLİYORSUNUZ! Beni tanıyanlar bilir; özlü, felsefi derinliği olan sözleri çok severim. Ne konuşulsa konuşulsun hemen bir tane şöyle güzellerinden&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;yapıştırırım lafın arasında. Bazıları benim böyle davranmamı ya da bu kadar özlü sözler kullanmamı sevmiyorlar ama umrumda değil:=)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt;&lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span lang="TR"&gt;Yukarıdaki sözü şu ana kadar 2 kez duydum. “The Matrix Reloaded” filmine ilk gidişimde bu cümleyi pek önemsememiştim. Ama gerek filmin ilerleyen karelerinde gerekse&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;kafamın içindeki yoğun düşünce akımında bu cümleyi çözdüğümde anlamının ne kadar yoğun olduğunu anlamıştım.Bu sebeptendir ki&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;2. kez duyduğumda tüylerim diken&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;diken olmuştu. Merovingian adındaki&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;matrix içinde bulunan değerli şeyleri korumakla yükümlü eski bir program, sebep ve sonuç arasındaki ince ama herşeyden kuvvetli bağı bu cümleyle özetlemişti.A caba bu kadar basit bir cümle nasıl bu kadar&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;“karmaşık” olabilir?? İçinde hiç birşey barındırmıyormuş gibi duran bu kelime grubu aslında benim yıllar boyunca kafa yorduğum birçok tezime karşılık geliyormuş da haberim yokmuş...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;“Neden böle davranıyorsun? ” , “Bu lafı niçin söledin şimdi? ” ve en bombası: “Seni anlamıyorum, bütün bunların sebebi ne?”. İnsan, hayatında bu ve bunun gibi laflardan hiçbirini duymamışsa ya da kullanmamışsa, ya yalan söylüyordur ya da çoktan ölmüştür de gömeni yoktur. İnsan her zaman bir sebep arar. Bize mantıklı gelecek, bizi ikna edecek, içimizi rahatlatacak bir sebep. Sanki o sebebi bulduğumuzda istediğimiz şekilde davranabileceğimizi düşündüren, sonucunun önemi olmayan, “benim sebebim var sana ne” dedirtebilecek kadar sağlam bir sebep. Geldik kopma noktasına:&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;E peki acaba bu sebebi üretmemiz için bir sebep var mı yoksa kafadan mı uyduruyoruz , durup dururken bir andan kafamızda mı beliriyor bu sebep?&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;Tabi ki hayır. Bence bunun için en mantıklı açıklama “nedensellik”. Herşeyin bir sebep ve sonucu vardır... Yani şöle özetlersek; bulduğumuz sebep aslında geçmişte olan ve üstümüzde hala etkisi kalan bir olayın sonucu ve biz bu sonucu&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;sebep olarak görüp&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;başka bi sonuç ortaya çıkartıyoruz. Sebebi düşünmeden... Bunlar hep&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; birbiri ardına sonu belli olmayan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; zincirleme reaksiyonlar. Başı belli değil gibi gözükse de bence&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;&lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;de bence başı belli...Hani bir laf vardır “kendimi bildim bileli” işte o laf bizim başlangıç noktamız. Kendinizi kaç yaşından beri bilirsiniz?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:&amp;quot;;font-size:100%;"   lang="TR"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bu ne demek diye düşünenler için bir açıklama yapayim hemen. Ben mesela kendimi 4 yaşımdan beri bilirim. Yani hayatımda olanları 4 yaşımdan itibaren hatırlıyorum. Bu da demektir ki 4 yaşımdan itibaren olaylar benim mental olarak gelişmeme ya da olaylara sebep bulmama yarıyor. Şimdi daha açık oldu sanırım. Ben&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;insanların anlamadığı şekilde davranıyorsam demektir ki 4 ile şu andaki &lt;/span&gt;y&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;aşım arasındaki birşeyler böyle davranmama sebep olmuştur diye düşünürüm. Kimse kafasından durup dururken bir sebep bulmaz. O sebep zaten vardır ama sen onun farkına varamazsın sadece köşeye sıkışınca onu serbest bırakırsın ve o anda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;kelimeler ağzından çıkıverir ya da kendini bir anda değişik bir hareket içinde buluverirsin.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Bunu neden yaptığını düşünmeden, daha önce başka olayın sonucu olan &lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;sebebini söylersin ya da&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;ben böyleyim diyip işin içinden çıkarsın. Bence burada önemli olan 2.’yi yapmamak, 1.’yi de neden yaptığını düşünüp başka bir olayın sonucu olan olayın asıl sebebini bulmaya çalışmak ve imkanı varsa onu değiştirebilmektir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Her insan çocukluğunda kötü dönemler geçirmiş olabilir ve çocuklukta baştan geçen kötü olaylar kolay kolay unutulmaz, her seferinde insan beynini uyarır.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;İşte bu uyarma potansiyel bir sebep üretimidir. Aile içi sorunlar,&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;sevgi ve şefkat eksikliği, maddi zorluklar, dış dünyayla kopukluk vs. gibi birçok olaylar; ileride insanlar tarafından anlaşılamayacak sorunlar daha doğrusu “ sebepler ” ortaya çıkarabilir.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Dediğim gibi önemli olan bunlardan kaçıp sebeplere sığınmak değil, bunlarla yüzleşip , bu olayların gerçek sebebini bulup, eldeki imkanlarla bunları çözmeye çalışmak olmadı şu an üstümüzde bulunan ağırlığını hafifletmektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;Olayı direk psikologlar gibi çocukluğa bağlamak klişe oldu tabi. Fakat demin yukarıda da belirttiğim gibi; çocuklukta baştan geçen kötü olaylar gerçekten de kolay kolay unutulmuyor ve&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;her ters davranış için – ki burada davranış, karşınızdaki insanlara ters gelir, kendini bilmeyen, kendi muhakemesini yapamayan, kendini dışarıdan, objektif dünyadan göremeyen insan için o davranışın ters bir yanı&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;yoktur hatta ona sorsanız gayet düzdür – mükemmel bir sebeptir. Yaş ilerledikçe;&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;beynin düşünebilme, karşılaştırma gibi özellikleri geliştikçe, kendi kendine yanlış yapmış olmayı kabul edebilme potansiyeli artan insan zaten yapmış olduğu davranış ya da söylemiş olduğu sözlerin neresi ters neresi düz &lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;1-2 kere akıl süzgecinden geçirirse anlayabilecek kapasitededir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Her zaman şunu savunmuşumdur. Doğru, yanlış, iyi, kötü kavramları göreceli olduğu için kimse bunların gerçekliğini savunmamalıdır. Düşünün; size göre iyi ya da doğru gelen şey başkasına göre kötü yada yanlış gelince ne yaparsınız? Ya onu kabul&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;ettirmeye çalışırsınız, ya sen yanlış düşünüyorsunuz dersiniz ya da ben böyle düşünüyorum der konuyu kapatırsınız. İşte bence yapılması gereken kendi düşünceniz olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;belirtmektir. Doğru yada yanlışın, iyinin ya da kötünün % 100 kesinliği kabul edilebilir mi? Bir konu üzerine anket yapsanız, 99 kişi&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;aynı fikirde olsa, o 1 kişi farklı fikirde olduğu için o konunun bilimsel olarak kesin doğruluğu kabul edilemez. Diyelim ki bir davranışta bulundunuz ve bu&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;davranış karşınızdaki herhangi bir insanın iyiliği için yaptığınızı düşünüyorsunuz ve bu hareket size doğru geliyor, fakat o insana zarar verdiniz ve o insan yaptığınız şeyin kötü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;ve yapılan hareketin de yanlış olduğunu&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;düşünüyor. Bu olayda gerçek doğru var mı? Bence var. Bu&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;olayda gerçek doğru nedensellik. Yapılan  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;şeyin bir sebebi ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;bir sonucu olduğu her iki kişi tarafından da kabul edilir. Ama sebebin ve sonucun ne olduğu tartışılır. Siz bir sebebiniz olduğu için o davranış içine girdiniz ve bir sonucu olacağını da biliyordunuz, karşı taraf da bir&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;sebep ve bir sonuç olacağını biliyor ama sizin sebebiniz karşınızdakinin de sonucu size anlamlı gelmeyince ortaya anlaşmazlık çıkar. Zaten sebep ve sonuç her iki insan tarafından anlaşılırsa ve bilinirse sorun olmaz. Sorun anlaşılmayan&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;sebepler ve getirdiklerinde yatar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;span style=";font-family:trebuchet ms;font-size:100%;"  &gt;&lt;span  lang="TR" style="font-size:14;"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt; Kendim için çıkardığım sonuç şudur: Kesin bir iyi ya da kötü yoktur, gerçek bir doğru ya da yanlış da yoktur. Gerçek doğru, bir sebebin ve onun getireceği bir sonucun olmasıdır.&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;Herkesin kendi doğruları ve yanlışları, iyileri ve kötüleri vardır, o yüzden kimseye fikirlerinizi dayatmayın sadece açıklamaya çalışın, bırakın karşınızdaki insan kendi başına karar versin, onun da düşüncelerine saygı gösterin ki&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;o da sizinkilere göstersin. İnsanlar bazen anlaşılmaz, geçinilemez hale gelebilir ama siz onların yaşadığı şeylerin tamamıyla aynısını yaşamadığınız için&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;sadece tahmin yürütür ve buna göre hareket edersiniz. Ve sonuçta karşınızdakini istemediğiniz halde kırabilirsiniz. O insanın bir sebebi vardır, bırakın o sebebin kaynağını kendisi&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:100%;"&gt;keşfetsin, kendisini düzeltmesine yenilemesine izin vermelisiniz, aksi taktirde sevdiğiniz, değer verdiğiniz insanlarla sürekli olarak bir münakaşe halinde olursunuz, onları kaybetmekle yüz yüze gelirsiniz ve bu da çok&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;zor olmaz. İnsan gerçekten değer verdiği nimetleri kaybetmek istemez di mi....&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link style="font-family: trebuchet ms;" rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;br /&gt;&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 9"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:/DOCUME%7E1/AKINBY%7E1/LOCALS%7E1/Temp/msoclip1/01/clip_filelist.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:donotoptimizeforbrowser/&gt;  &lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */ @font-face 	{font-family:"Trebuchet MS"; 	panose-1:2 11 6 3 2 2 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:16.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-font-kerning:0pt; 	mso-ansi-language:TR;} h2 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:2; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR; 	font-style:italic;} h3 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:3; 	font-size:18.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 207.65pt right 415.3pt; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyTextIndent, li.MsoBodyTextIndent, div.MsoBodyTextIndent 	{margin:0in; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBodyTextIndent2, li.MsoBodyTextIndent2, div.MsoBodyTextIndent2 	{margin-right:0in; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} p.MsoBlockText, li.MsoBlockText, div.MsoBlockText 	{margin-right:-34.7pt; 	mso-margin-top-alt:auto; 	margin-bottom:0in; 	margin-left:-27.0pt; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-align:justify; 	text-indent:.5in; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-ansi-language:TR;} @page Section1 	{size:8.5in 11.0in; 	margin:1.0in 1.25in 1.0in 1.25in; 	mso-header-margin:.5in; 	mso-footer-margin:.5in; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-7187615071252809942?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/7187615071252809942/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/neden-neden.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7187615071252809942'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/7187615071252809942'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/07/neden-neden.html' title='Neden &quot;Neden&quot; ?'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-4884095200753017149</id><published>2009-06-30T00:23:00.024+03:00</published><updated>2009-06-30T02:10:10.128+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='The Transformers'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Optimus Prime'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Revenge of the Fallen'/><title type='text'>Optimus, oldu mu şimdi bu?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SklC20CMXpI/AAAAAAAAABU/i1oMeq60B2Y/s1600-h/OptimusMegs.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 401px; height: 296px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SklC20CMXpI/AAAAAAAAABU/i1oMeq60B2Y/s320/OptimusMegs.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352883141554757266" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Skk2sNrrAYI/AAAAAAAAAA0/Cz-8d7othfY/s1600-h/transformers.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 400px; height: 390px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/Skk2sNrrAYI/AAAAAAAAAA0/Cz-8d7othfY/s320/transformers.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352869765321523586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim jenerasyon bilir, biz çizgi film manyakları, aksiyon sever genç oğlanlar olarak nerede Voltran, M.A.S.K., Robotech, Thundercats, He-man ise biz oradaydık. Deli gibi onları seyrettik, onların oyuncakları ile büyüdük, yıllarca annemizi babamızı o oyuncakları almak için soyduk.  Hele bir tanesi vardı ki onların arasında benim için yeri çok ayrıydı;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;The Transformers!&lt;br /&gt;Çizgi film; Cybertron denen gezegende yaşayan robotların uzaya sığdıramadıkları  iyi-kötü savaşının dünyada vücut bulmuş haliydi.&lt;br /&gt;Filmi çekileceğini duyunca yemin ediyorum gözlerim dolmuştu. 1. film de fena değildi sonuçta çizgi filmin verdiği o vintage duyguyu veremezdi ama sonuç olarak az çok karnımızı doyurmuştu. 2. filme de  gidildi büyük beklentilerle. Gidildi ama...Benim bittiğim an işte o sinemadan çıktığım an oldu... Aneeaamm!!!! Şahitlerim var, sinemadan çıkışta bağıra çağıra dev küfür ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız kılığında decepticon mu istersin, ölümden döndüren autobot mu, 7 kocalı , dayılı-amca oğullu prime biraderler mi...O ne ya? YA O NE YA?!! Benim çocukluğum eriyip gidiyor orada siz n'apıyorsunuz arkadaşlar?  Zaten efsane bir çizgi filmi sinema filmi haline getirerek gereken katkıyı yapmışsınız, götünüzden neden element uyduruyorsunuz anlamadım ki! Arab yağı bol bulunca götüne başına sürermiş misali vermiş CGI'yı, vermiş CGI'yı... Sadık kalsana scripte, tadında versene CGI'yı. Bunu yapan adamlar da çocuk değil hea; Michael Bay ile Steven Spielberg! 3. film için de yol yapıldı zaten sonda.  Artık birbirine aşık olan autobotlara, grup seks yapan decepticonlara hazırladım kendimi. Olmadı Optimus, bu sefer olmadı işte. Ben seni eski halinle hatırlayacağım, sen istesen de, istemesen de...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-4884095200753017149?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/4884095200753017149/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/optimus-oldu-mu-simdi-bu.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4884095200753017149'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4884095200753017149'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/optimus-oldu-mu-simdi-bu.html' title='Optimus, oldu mu şimdi bu?'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SklC20CMXpI/AAAAAAAAABU/i1oMeq60B2Y/s72-c/OptimusMegs.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-4022072927856624346</id><published>2009-06-29T14:20:00.007+03:00</published><updated>2009-06-30T02:05:08.811+03:00</updated><title type='text'>Durum bundan ibaretmiş</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Ne zaman birisinden red cevabı alsam aklıma hep bu artwork gelir. Bir düşünce bu kadar basit ve net olarak nasıl özetlenebilir hala inanamıyorum. Her okuyuşumda da kafamdaki gri bulutları dağıtır, yeniden yola koyulurum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SkiwbSkYxWI/AAAAAAAAAAc/3Y5k_Vyu6GA/s1600-h/radyogafa2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 381px; height: 498px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SkiwbSkYxWI/AAAAAAAAAAc/3Y5k_Vyu6GA/s320/radyogafa2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5352722140017247586" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:trebuchet ms;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;thnx to BRY...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-4022072927856624346?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/4022072927856624346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/durum-bundan-ibaretmis.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4022072927856624346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/4022072927856624346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/durum-bundan-ibaretmis.html' title='Durum bundan ibaretmiş'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SkiwbSkYxWI/AAAAAAAAAAc/3Y5k_Vyu6GA/s72-c/radyogafa2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4916216716005654250.post-6076169295860945069</id><published>2009-06-29T14:10:00.003+03:00</published><updated>2009-06-29T15:30:03.564+03:00</updated><title type='text'>Başlamadan...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Öncelikle buraya zaman ayıran herkese teşekkür ediyorum. Lütfen rahat olun, kasmayın, kendiniz olun, rol yapmayın, oyun oynamayın, net olun, kararsız kalmayın, hayatı sevin, sevdirin, can sıkmayın, sıktırtmayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada yazmış olduğum herşeyin tamamıyla gerçek hayatla bağlantısı olup; hatta ve hatta gerçek hayatın ta kendisidir. Bu sadece bir otobiyografi değil, çoğu insanın düşünce, his ve duygularının da bir sentezidir. Aslında son 5-10 senemi özetleyip, başımdan geçenlerin bendeki etkilerini, bana getirdiklerini ve benden götürdüklerini kısacası beni “ben” yapan şeylere değinecek, zaman zaman geriye dönüp geçmişle hatta biraz da ileri gidip gelecekle bağlantı kurmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada yazılanlar; ben ve benim gibi olan, olmaya çalışan yani kendilerini, diğerlerinden farklı kılan değerleri korumaya çalışan insanların öyküsüdür. Kimi zaman komik,kimi zaman güldüren, güldürürken düşündüren, düşününce de ağlatan yazılarla dolu bu öykü. “We never change” felsefesini tekrar tekrar ele alan hatta bu fikrin limitlerini zorlayan bir öykü. Yer yer kendi kendime tartışacak, belki de yeni fikirler bulup eskilerini çöpe atacağım. Bazen çok geniş görüşlü her fikre açık görüneceğim bazen de dar kafalı, dediğim dedik, astığım astık kestiğim kestik olacağım. Ama şu var; ben aksi kanıtlanana kadar her fikrimin arkasındayım. Hiçbir zaman sabit fikirli değilim zaten bunu okudukça göreceksiniz. Yani fikirlerimin bir dayanak noktası var ama bu nokta illa sabit kalacak diye birşey yok. O noktanın oynayabileceğini anlarsam durmam  hemen o noktanın yerini değiştiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayattan ciddi şekilde ders çıkarabileceğim  çok şey yaşadığımı düşünüyorum. Düzgün bir ilişki, gerçekten sevdiğim, değer verdiğim yakınlarımı kaybetme, değişik kültürleri tanıyabileceğim geziler... Hatta bazılarının hakkaten boku çıktı ama bunu ne ben istediğim ne de karşı taraf... Ama oluyor bazen. Her iki taraf da müdahale edilebilecek noktayı geçince geriye dönmek, çekingenlikten ve korkudan unutuluyor.&lt;br /&gt;Burada kimi zaman duyguları anlatacağım, kimi zaman insanları, kimi zaman direk olayları ve konuları... Ama bu anlatılacakların  hepsinin birer ortak noktası var. Hepsi birbirine bağlı. Sizin de göreceğiniz üzere hepsi bir öncekinin türevi ya da diferansiyeli şeklinde olacak. Birbirinden kopmayan  bu zincirlerin bir insanı nasıl bağladığına, nasıl işkence çektirdiğine tanıklık edeceksiniz. Kimi zaman içiniz acıyacak, kimi zaman gülmekten kırılacaksınız. Hazırsanız başlayalım!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4916216716005654250-6076169295860945069?l=hayatibaygecenadam.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/feeds/6076169295860945069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/baslamadan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6076169295860945069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4916216716005654250/posts/default/6076169295860945069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://hayatibaygecenadam.blogspot.com/2009/06/baslamadan.html' title='Başlamadan...'/><author><name>Blues Me</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07783522672472234386</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_eXyTWpkrL0k/SlMsNqT5E6I/AAAAAAAAACA/qgY1m_qNl_Q/S220/sandal4.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
